Şehirler ve İsimleri

dereli_ataturk

New Member
ÖgretmenForum Üye
GİRESUN
kiraz 'ın tüm dünyaya dağıldığı yer olarak bilinir .Farsça kerasus kelimesinden yani kirazın eski ismiNDEN gelir daha sonra halk dilinde Giresun olmuştur


Van

Van’ı Asur kraliçesi Semiramis kurdu. Bundan dolayı şehre “Şahmirankent” adı verildi. Daha sonra Persler döneminde buraya Van adında bir vali geldi ve şehri bayındır hale getirdiğinden şehre onun adı verildi.

Uşak

Çocuk veya genç adının halk dilinden söylenişidir. Bazı rivayetlere göre ise uşak (ayınla söylenişi) kelimesinin aşık kelimesinden geldiği söylenmiştir.

Urfa

Eski adı “Orhoe veya Orhai”dir. Dah sonra Araplar tarafından “Roha”ya çevrilmiştir. Bir diğer rivayete göre ise Kürtçeden gelmekte olup Roha yani güneş demektir. Şehir Babil hükümdarı Ramis-Nemrut tarafından kuruldu.

Tekirdağ

Adını, kıyı boyunca uzanan Tekirdağlarından almıştır.

Tokat

Eski adı “Komana Pontika”idi. Tokat adının Pontika adının halk arasından değişmiş şeklidir.

Trabzon

“Trapezus” sözcüğünden gelir. Anlamı dörtköşe’dir.

Tunceli

Burada bazı maden yataklarının bulunmasından dolayı şehre Tunceli adı verilmiştir. Yani tunçülkesi demektir.

Sakarya

Adını sınırları içinden geçen Sakarya nehrinden alır

Samsun

Eski adı “Amisos”dur. Samsun ismi bu kelimenin halk arasından değiştirilmesidir.

Sivas

Adının nereden geldiği konusunda her hangi bir kayda rastlanmamıştır.

Siirt

Siirt adının Keldani aslından geldiği ve şehir anl..... geldiği söylenir. Diğer bir ravayete göre ise Sert kelimesinin bozulmuş şeklidir.

Rize

Kafkas kökenli bir kelime olduğu sanılmaktadır.

Ordu

Eski adı “Kotyora”dır. Halk tarafından bu isim değişikliğe uğramıştır.

Niğde

İlkçağda bölgede Nagdoslular adlı bir kavim yaşadığından bu şehre isimlerini vermişler. Arap kaynakları şehre “Nekide veya Nikde” demişlerdir. Halk ise şehre Niğde adını vermiştir.

Nevşehir

Onsekizinci yüzyıla kadar şehir bir köydü ve adı “Muşkara” idi. Daha sonra Nevşehirli Damat İbrahim Paşa köyünü geliştirdi ve yeni şehir anlamında Nevşehir adını verdi.

Malatya

Hititler döneminde buranın adı “Meliddu”dur. Halk tarafından Malatya olarak değişmiştir.

Manisa

Yunanca Magnesya’dan gelmiştir. Türkler burayı alınca Manisa olarak şehrin ismini değiştirdiler.

Mardin

Mardin adı Süryanice’de Marde’den geldiği rivayet edilir. Romalılar “Maride” Araplar ise “Mardin” adını vermişlerdir. Diğer bir rivayet göre ise kürtçedeki Mer-din yani erkek, yiğit –görmek kelimesinden geldiği söylenmiştir.

Muğla

Eski adı “Mobolla”’dır. Türkler buraya daha sonra Muğla demişlerdir.

Muş

Bir rivayete göre süryanice’deki suyu bol anl..... glene Muşa’dan diğer bir rivayete göre ise Şehrin kurucusu “Muşet’den gelmiştir

Karaman

İlk ismi Laranda’dır. Selçuklu ve Osmanlılarda ki ismi Larende idi. Karamanoğullarının başkenti olduğundan buraya daha sonra Karaman adı verildi.

Kahramanmaraş

Asıl adı Markasi’dir. Halk dilinde Maraş olarak değişmiştir. Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı şehirlerini kahramanca savunduklarından meclis tarafından ll Şubat 1922’de kahraman ünvanı verildi.

Kars

MÖ: 130-127 yılında buraya yerleşen Karsak oymağından dolayı şehre kars adı verilmiştir. Kars kelimesinin anlamı ise deve ya da koyun yününden yapılan elbise veya şal kuşağı anl..... gelir.

Kastamonu

Şehrin eski adı “Tumana”dır. Buraya daha sonra Gas-Gas isimli bir kavim yerleşti. İşte Kastamonu Gas ve Tuman’ın birleşmesinden meydana gelmiştir.

Kayseri

Romalılar Mazaka adlı şehri alınca buraya Kaysarea adını verdiler. Yani İmparator şehri anl..... gelir. Daha sonra Kayseri olarak halk arasında yayıldı

Kırşehir

Kır ve Şehir kelimesinin birleşmesinden oluşmuştur.

Kocaeli

Orhan gazi döneminde bu bölgeyi feth eden Akçakoca isimli komutandan dolayı buraya Kocaeli denildi.

Konya

İsa’dan önce 47-50 ve 53 yıllarında Hıristiyan azizlerinden St. Paul burayı ziyaret etti ve şehir önemli bir dinsel merkez olarak gelişti. Bu nedenle Hıristiyanlar ona, “İsa’nın tasviri” anl..... gelen “ikonyum” adını verdiler. Abbasiler burayı alınca “Kuniye’ye” çevirdiler. Türkler bu ismi Konya olarak değiştirdi.

Kütahya

Frigler buraya “Katyasiyum veya Katiation” adını vermişlerdir. Daha sonra yöre halkı buraya Kütahya demiştir

İstanbul

MÖ. 658 yılında Megara kralı Byzas tarafından kurulduğundan bu şehre kurucusundan dolayı Bizantion adı verilmiştir.
Roma imparatoro Marcus Avrelius döneminde imparatorun manevi babasının adıyla “Antion” olarak anıldı.
Bizans İmparatoru Konstantin bu şehri yeniden kurunca buraya kendi adını verdi. Şehre “Konstantin veya Konstanpolis” adı verildi. Araplar “Kostantiniye, Romalılar Konstantinopolis” demişlerdir. Daha sonra bu ismin kısaltılmış şekli olan “Stin-polis” deyimi kullanıldı. İşte İstanbul bu “Stin-Polis” şehrinden türetildi.
Türkler burayı alınca Müslüman şehir anlamında “İslambol” adını verdiler. Fakat daha sonra İstanbul olarak değiştirildi.

İzmir

Şehrin asıl adı “Smyrna”dır. İzmir kelimesi smyrna’nın halk arasındaki kullanış şeklidir. Homeros destanlarında bu kent ismini Kıbrıs Kralı Kinyras’ın kızı Smyra’dan alır ve tanrıça Artemis İzmirli’dir. Kimi kaynaklara göre de, İzmir şehrini ilk kuran Hititler değil, Amazonlar’dır. (Hititler de buraya Navlühun adını vermişlerdir.

Gaziantep

Şehrin eski adı Ayıntab’dır. Kelime anlamı, pınarın gözü demektir. Halk bunu Antep olarak değiştirmiştir. Halk Kurtuluş savaşında Fransızlara karşı başarılı bir savaş verince 6 Şubat 1921’de çıkartılan bir yasayla Gazi ünvanı verildi.

Gümüşhane

Burada daha önceleri gümüş madenleri olduğundan, bu şehre Gümüşhane denilmiştir

Edirne

Romalılar döneminde imparator Hadrianus tarafından kurulduğu için şehir “Hadrianopolis” dını alır. Hadrianus’un şehri anl..... gelen bu sözcük, sonradan değşimlere uğrayarak Edirne halini aldı.

Elazığ

1834 yılında Mezra denilen yerde kuruldu.1862 yılında buraya o sıradaki padişah Abdülaziz’in onuruna “Mamuretülaziz” adı verildi. Bu ismi uzun bulan halk onu Elaziz olarak kısalttı. 1937 yılında Elazığ’a çevrildi.

Elazığ

Erzincan ovasından adını alır. Ezirgan diye halk tarafından söylenir. Buranın eski adı Eriza’dır.

Erzurum

Ardı Rum kelimesinden gelir. Yani Rum toprağı demektir. Diğer bir rivayete göre de Selçuklular buraya Erzen-Rum demişlerdir. Erzen darı demektir. Şehir o zamanlar bir tahıl ambarı olarak kullanılmıştır.

Eskişehir

Eski adı Doylaion’dur. 1080 yılında Türkler burayı ele geçirdi. 1175 yılında burasını Bizans geri aldı. Kılıçarslan bu şehri daha sonra geri alınca, ona “Bizim eski Şehrimiz” anl..... gelen Eski Şehir adını verdi.

Diyarbakır

Bakır ülkesi anl..... gelmektedir. Bu ismin kaynağı Diyar-ı Bekir’dir. Bekir’in memleketi anl..... gelir. Bunun nedeni de Bekir b. Va’il adlı Arap göçebe boyunun buraya yrleşmiş olmasından kaynaklanır. Diyarbakır’ın eski adı Amid veya Amed’dir. Gelen veya bizim anl..... gelir. Dede Korkut kitabında Amid’e Hamid de denilmiştir.

Denizli

Deniz-ili kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur. İl eski Türkçe’de ülke, memleket anl..... gelir. Yani deniz memleketi denilir.Bir diğer rivayete göre de kelimenin aslı domuz-ili'dir. Bu da bölgede domuz çokluğundan kaynaklanmaktadır.

Çanakkale

Marmara ve Ege denizlerini birleştiren Boğaz’daki şehir ve kasabaların en büyüğü ve il merkezidir. Boğazın doğu kıyısında ve en dar yerinde kurulmuştur. Burada denizini şekli tıpkı bir çanağı andırır. Bugünkü ismini buradan alır.

Çankırı

İlkçağda “Gangra” kalesinin eteğinde kuruldu. İsmini Gangra kalesinden alan Çankırı’ya yakın zamana kadar Çangırı ve Çenğiri deniliyordu.

Çorum

Rivayete göre Çoğurum kelimesinden türetilmiştir. Bu da bölgede zamanında Rumların çoğunluğu oluşturmasından kaynaklanmaktadır.

BURSA

Eski çağlardaki Bitinya bölgesinin başkentidir. Buraya kurucusu Bitinya kralı Prusias’ın adı verildi. (MÖ:ll.yüzyıl)

BURDUR

Eski adı Askaniya’dır. İsmini yanında kurulmuş olduğu Burdur gölünden alır.

BOLU

Önceleri Bithynion Romalılar döneminde ise Claudiopolis adı verildi. Türkler burayı alınca Claudiopolis sözcüğünü kısaltıp sadece polis dediler. Daha sonra bu da halk dilinde değişerek Bolu oldu.

BİTLİS

Kimi tarihçilere göre, “Bageş” ya da “Pagiş” sözcüklerinden türemiştir. Kimilerine göre de Büyük İskender’in komutanı “Lis” ya da “Badlis” burada bir kale kurmuş. Bitlis sözcüğü bu komutanın isminden kaynaklanıyormuş.

BİNGÖL

Buradaki bir çok göllerden dolayı bu isim kendisine verildi.

BİLECİK

Bizanslılar döneminde burada Bilekoma adlı bir kale vardı. Osman bey burayı alınca bu adı Bilecik olarak adını verdi.

BAYBURT

Eldeki kaynaklara göre kasabanın ortaçağdaki adı “Paypert” ya da “Pepert” idi. Bayburt adı buradan gelmektedir.

BALIKESİR

Şehrin adının eski hisar anl..... gelen Paleokastio’dan türediği sanılmaktadır. Halk arasında dolaşan bir söylentiye göre de balı çok anl..... gelir. Çünkü Kesir Arapça’da çok anl..... gelmektedir

AĞRI

İsmi sınırları içindeki “Ararat” dağından alır. Çok eski çağlarda yeryüzü korkunç bir su baskınınına uğradı.(Nuh Tufanı) Nuh peygamber bütün canılardan bir çifti alarak bir gemiye bindirdi. Gemi Cudi (İslam kaynaklarına göre) (Hristiyan kaynaklarına göre de Ararat – Ağrı) dağına kondu. Ararat, önce aran sonra da Ağrı adını aldı.

AKSARAY

Selçuklu Sultanı İzzettin Kılıçarslan, şehirde cami, medrese, kümbetler ve büyük ve beyaz bir saray yaptırdı. Şelir “Aksaray” adını işte bu beyaz saraydan aldı.

AMASYA

Amasya şehrini tarihçi Strabon’a göre Amazon karalı Amasis kurdu ve ona Amasis kenti anl..... gelen “Amasesia” ismini verdi.

AYDIN

İlk olarak Argoslar tarafından kuruldu. Anadolu beylerinden Aydınoğlu Mehmet bey’den aldı. Aydın, Mehmet beyin babasının ismidir.

ARTVİN

İskitler tarafından kuruldu. Artvin sözü iskitçe’dir.

ANTALYA

MÖ ll.ci yüzyılda Bergama karalı Attalos ll tarafından kuruldu. Şehir önceleri ismini kurucusundan aldı ve Attaleia adıyla anıldı. Daha sonra bu isim Adalia, Antalia ve en son Antalya şekline dönüştü.

ANKARA

İslam kaynaklarında Ankara’nın adı Enguru olarak geçer. Kimilerine göre Ankara sözü Farsça “Üzüm” anl..... gelen Engür’den, ya da Yunanca’da Koruk anl..... gelen”Aguirada’dan türemiştir.
Bazılarına Hint-Avrupa dillerindeki “Eğmek” anl..... gelen Ank ya da Sankskritçe de; “Kıvrıntı”,, anl..... gelen ankaba’dan veya Latince’den çengel anl..... gelen uncus’dan türediği ileri sürülmektedir. Frig dilinde Ank “engebeli, karışık arazi anl..... gelir.” Şehrin diğer isimleri; Ankyra, Ankura, Ankuria, Angur, Engürlü, Engürüye, Angare, Angera, Ancora, Ancora ve son olarak Ankara şeklini almıştır.

ANTAKYA

MÖ 300 yıllarında Makedonya Kralı Seleukoz bu yörede Antakya’yı kurdu ve şehre babasının ismi olan Antiokhia adını verdi. Zamanla büyüyen kent, başkent halini aldı.

AFYONKARAHİSAR

Afyon türkülerinde sık sık “Hisar” sözcüğü geçer. “Hisarın bedenleri çevirin gidenleri” Bu hisar sözcüğünün Afyon türkülerinde sık sık yinelenmesi nedensiz değildir. Eski adı Akroenos olan şehri Selçuklular uzun süren bir kuşatmadan sonra ele geçirdiler. “Hisar” kuşatma anl..... gelir. Acılarla elde edilen yere “Karahisar” dediler ve orada, kara taşlardan bir kale kurdular. Onaltıncı yüzyılda bölgede afyon yetiştirlmeye başlayınca, Karahisar’ın başına bir de Afyon eklendi ve şehir “Afyonkarahisar” adını aldı.

ADAPAZARI

Bu ilimize Adapazarlılar kasaca Ada der. Çünkü Sakarya ve Çark suyu arasında yer alan şehir, tıpkı bir adayı andırır. “Pazar sözüne gelince: Burası onyedinci yüzyılda yörenin Pazar yeriydi. İşte, Adapazarı bu iki sözcüğün “Ada” ve “Pazar” sözcüklerinin birleşmesinden oluştu. Adapazarı, Sakarya ilimizin merkezidir.

Denizli

Deniz-ili kelimelerinin birleşmesinden oluşmuştur.Denizli,de yeri iki metre kazsan su cikar..Bu yuzden denizlidir ismi.
 

türkçeci

New Member
ÖgretmenForum Üye
Ynt: Şehirler ve İsimleri

Adana:

Adana'ya ait en eski yazılı kayıtlara ilk defa, Anadolu yarımadasının en köklü uygarlıklarından biri olan Hititlerin kaya kitabelerinde rastlanmaktadır.
Boğazköy metinleri olarak bilinen M.Ö. 1650 yıllara tarihlenen bir Hitit tabletinde, Adana havalisinden URU ADANİA yani ADANA BÖLGESİ olarak bahsedilmektedir. Bu konuda sadece bu tablet dikkate alınacak olsa bile ADANA ismi en az 3640 yıllık bir geçmişe sahiptir.
Eski çağlarda Seyhan nehri kıyılarının bol miktarda söğüt ağacı ile kaplı olması ve bu ağacın Mezopotamya kavimlerince AND ağacı olarak tanınması da yöre isminin oluşumunda etkili olduğu kanaatini yaratmaktadır.
Yine başka bir görüşe göre, ormanlık yörelerde yaşadığına inanılan Fırtına Tanrısı ADAD (Teşup) adının, ormanları bol Toroslar ile Seyhan nehri bölgesinin oluşturduğu Adana yöresine isim olarak verilmiş olduğuna inanılmaktadır.
ADAD Hititler'in, TEŞUP da Suriye ve Mezopotamya kavimlerinin Fırtına Tanrısıdır.
Bu guruplar birbirlerinden düşünce, isim ve yazı tarzlarını alıp verdikleri için bu gelişimin olması kuvvetle muhtemeldir. Fırtına Tanrısı yağmuru, yağmurda bereketi getirdiği için bu bölgede çok sevilen, sayılan bir Tanrı olarak yaşamış ve ona izafeten bu bölgeye de URU ADANİA yani ADANİN bölgesi de denmiş olması mümkündür.
Hititlerin etkisinde kalan Fenikeliler de Tarım ve Bitki Tanrısına ADONİS adını vermiştir. ADONİS "EFENDİ" anlamına gelmektedir. Bu yöre ile sıkı ticaret yapan ve buradaki zengin orman ve ova ürünleri ile ticaretlerini geliştiren Fenikeliler'in, bu yöreye ADONİS'in yeri demeleri adet haline gelmiştir.
Sırası ile bu bölgeye gelen her kavim, devlet ve gelişen her uygarlık kendi kültür anlayışı ve değerleri içerisinde beldelere isim vermiş ve isimlerin anlamını açıklamıştır. Homer'in İlyada'sında bu bölgeye Adana denilmiştir.
Yine batıdan gelen kavimlerce, Adana'yı kendi ilahları Uranüs'ün kurduğu ve oğulları Adanos ve Sarosa anlatılır. Adana doğulu kavimlere göre Fırtına Tanrısı Adonis'in yeridir.
Bütün bu inançlar çok tanrılı eski çağlara aittir.Orta çağlarda özellikle M.S. 7. yüzyıldan itibaren İslam ordularının bu bölgeye gelişiyle yeni anlayışlar içinde yeni tanımlar yapılmıştır. Arap tarihçilerinden İbnül Adim, Adana isminin de eski peygamberlerden Yasef in torunu EZENE'den geldiğini yazdığı "Halep Tarihi" isimli eserle kanıtlamaya çalışmaktadır. Orta Doğunun peygamberler bölgesi olduğu ve pekçok eski peygamberin bugünkü Anadolu sınırları içinde yaşamış olduğu hatırlanırsa, bu açıklamanın nasıl geliştiğini anlamakta kolay olur.
Daha ileriki yüzyıllarda Karçınlı-Zade Süleyman Şükrü Bey'in "Seyahat'ül-Kübra" adlı kitabında ise Adananın eski isminin "BATANA" olduğu ve İslamlık devrinde "ADANA"ya çevrildiği savunulmaktadır. Hatta bunun "Fi ezeneil arz" ayetinden esinlenerek yapıldığını da açıklamalarına eklemektedir.

DANUNA isminin M.Ö. yaşayan kavimlerce bu bölge için kullanıldığı bilinen bir gerçektir. Bulunan kayıtlarda da mevcuttur.
Hatta Danunalıların yöre kurallarına ad ve paye verecek kadar kudretli oldukları da bilinmektedir. DANUNA adının asırlar boyunca değişerek zamanla BATANA ve daha sonra ADANA olması da çok kuvvetle muhtemeldir.
Yöreye gelen Türkler'in, yüksek Torosları aşıp güneye doğru sarkmaları sırasında yöreye "Çukurova" adını vermeleri de doğanın insanlara verdiği ilhamın güzel bir örneğidir. Toroslardan sonra adeta düz bir görünüm içinde çok tatlı bir eğimle Akdeniz'e kadar inen bu bereketli topraklar Türkler için "ÇUKUROVA" olarak bilinmiştir. Günümüze kadar da böyle bilinmektedir.
Bölgenin tarihi adı olan Kilikya ve Silisya (Cilicia) da bu bölgede bulunan zengin Kilkin yani kireç ve yine çok bol olarak bulunan Silex yani çakmak taşı madenlerinden dolayı verilmiştir. Bir başka ifade ile yöre, coğrafi özelliklere göre isimlendirilmiştir.
Hatta topraklarının bereketliliğinin verdiği ilhamla ADANA-EDENA (Cennet Yöresi) ve karlı dağlar bu ilhamı vermektedir.
Sümerler'den kalma "Gılgamış Destan"ından bu yana devamlı adı geçen, dikkat çeken yörenin adı da böylece sayısız kaynaklara, sayısız olaylara bağlanarak çok renkli bir gelişim takip etmiştir.
Osmanlılar idaresinde Adana birçok değişik yazılışlarla kayıtlara geçmiştir. Bunlardan birkaçı: Erde-na, Edene, Ezene ve hatta Azana olarak eski olarak eski tahrir defterlerinde, sicil kayıtlarında ve fermanlarda yer almıştır.
Gezici aşiretlerin zorunlu olarak 1865'den itibaren devlet zoru ile bölgeye yerleştirilmesi ve toprağa bağlanması sırasında Adana ismi ADANA olarak resmi kayıtlarda yer almış ve tescil edilmiştir.


Teşekkürler Hocam...
 

dereli_ataturk

New Member
ÖgretmenForum Üye
Ynt: Şehirler ve İsimleri

ADANA'yı unutmuşum .Koskoca Çukurova Üniversitesini taşıyan şehrimizi. Kusura bakma Didemciğim.Paylaşımıma katkıda bulunduğun için ben de sana teşekkür ederim ;)
 

thares

New Member
ÖgretmenForum Üye
Ynt: Şehirler ve İsimleri

BURDUR

Eski adı Askaniya’dır. İsmini yanında kurulmuş olduğu Burdur gölünden alır.

Çok Garip
 

thares

New Member
ÖgretmenForum Üye
Ynt: Şehirler ve İsimleri

Burdur’un Adı
Hamit Bey, Yomut kabilesinden ve Celalettin Harzemşah amirlerindendir. Cengiz saldırısında Celalettin Harzemşah öldürülünce, Hamit Bey, bin kişilik birliği ile önce Suriye'ye sonra Anadolu'ya geçerek Selçuk Devleti hizmetine girdi. Usta bir silahşör olan Hamit Bey, Karaman ve Ertene Beylerine silahşörlük sanatını öğretti. Hamit Bey gerek Karaman Bey, gerekse Karamanoğlu Mehmet Beyle pek çok savaşa katıldı.

Mehmet Bey 1277'de Konya'yı zapt etti. Bu arada Antalya bölgesini Teke Paşa'ya, Burdur'u Çığrılı 'ya kadar Hamit Beye verdi. Hamit Beyin ölümünden sonra sınır (uç) Beyi İlyas Bey oldu. Daha sonra Göller Bölgesi sınır Beyi olan İlyas oğlu Felekettin Dündar Bey, miladi 1300 yılından önce, Hamitoğulları Beyliğini Burdur' da ilan etti. Dündar Beyin ilk eseri Burdur'da yaptırdığı Ulucami'dir. Beylik, sırasıyla Dündar Bey'in oğulları Hızır ve Mübarezettin İshak Beyler, Sonra Gölhisar Sultanı Mehmet Çelebi'nin oğlu Müzafferittin Mustafa Bey ve oğlu Hüsamettin İlyas Bey, onun oğlu Kemalettin Hüseyin Bey tarafından yönetilmiştir.

Murat Hüdavendigar'ın Kosova savaşında şehit olması üzeri II. Yıldırım Beyazıt Osmanlı Padişahı olmuş ve başta Karamanoğlu olmak üzere Anadolu Beyleri, Beyazıt’a karşı savaş açmışlardır. Yıldırım Beyazıt Anadolu 'ya geçerek diğer beylikleri ezdikten sonra, Hamit oğullarının topraklarını da alarak bu bölgeyi, Anadolu Beylerbeyi merkezi olan Kütahya'ya M. 1389 tarihinde bağlamıştır.

1839 Tanzimat Hattı Hümayini'nden sonra yapılan idari değişiklik ile Burdur Kütahya ilinden alınarak Konya ilinin Isparta Kaymakamlığı'na muhassıllık olarak bağlanmıştır. 1851' de Isparta'dan ayrılarak kaymakamlık olan Burdur, Konya'ya bağlanmıştır.

Mustafa Kemal Paşa, Erzurum ve Sivas Kongrelerini yaptıktan ve Müdafaa-i Hukuk Cemiyetini kurduktan sonra, Burdur Kuvayi Milliye Teşkilatı Müdafaa-i Hukuk Cemiyetine bağlanmış, zafere ulaşılıp 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet kurulmasıyla vilayet olmuştur.

Tarih sırasına göre Burdur adı hakkındaki efsaneler şunlardır:

1- Eski Yunan Mitolojisi kahramanlarından Ulis Tanrıların gazabına uğrar, yolu Antalya yakınlarına düşer. Geceleri kutup yıldızından yön alarak kuzeye doğru yol alırken önüne, dağlar arasında bir göl çıkar. O sırada gaipten bir ses, ona eski Rumca ve Latince Ezostas (burda dur) diye seslenir. Kahraman Ulis burada durur ve burayı yurt tutar. Zamanla Ezostas bir köy olarak büyür. Selçuklular, Anadolu'yu istila ederken Ezostas'ı da alırlar. Burada dur sözcüğü zamanla Burdur şekline dönüşür.

2- 1071-1100 yıllarında Türkmenlerden Kınalı Aşireti, doğudan Pisidya'ya gelerek, o zamanlar Polidoryan adı ile anılmakta olan Burdur'da (Şekerpınar Hamam Bendi) mevkiine kondular. Burada bir zaman çadır hayatı yaşadılar. Türkmenler iki bin çadırdan fazla idi. Tirkemiş kasabası, çay kenarında, düz bir alanda kurulmuştu. Zaman zaman sel baskınından, halk can ve mal kaybına uğruyordu. Etraftaki bataklıklardan dolayı, sıtmadan, bıkmış, usanmışlardı. Bu sebeple yurdu değiştirmek zorunda kaldılar. Yeni bir yurt için elverişli bir yer aradılar. Kuracakları yurdun havasının iyi olup olmadığını anlamak için birkaç koyun keserek, bunların iç organlarını çeşitli yerlere koydular. Alan pazarı ve etrafı ile çay boyunun iki yakasının daha temiz havalı olduğuna kanaat getirerek buralarda yerleşmeye karar verdiler. Aşiret Reyi, bütün aile reislerini yanına alarak yeni yurt kurulacak yere geldi. Hepsinin yerlerini ayrı ayrı gösterip sen burda dur, sen burda dur diyerek bütün aşireti yerleştirdi. Burda dur sözcüğü zamanla kısalarak Burdur olmuştur.

3- Osmanlı şehzadelerinden Korkut Han'ın Burdur'dan geçtiği, Burdur'da yaşadığı, Çeşmedamı Mahallesinde bulunan Çeşmedamı Pınarı Yazıtından anlaşılmaktadır. Korkut Han'ın kardeşi Yavuz Sultan Selim, saltanat kavgaları dolayısıyla Burdur'a sığınan Korkut Han'ı bulmak için, Teke Beyi Kasım'ı takip kumandanı olarak Burdur'a gönderir. Teke Beyi Kasım, şehir halkını Sultan ere (Sultan nerede?) ismiyle anılan derede toplar. Burdur Beyine Korkut Han'ın nerede olduğunu sorar. Bu soruş şekli çok şiddetli ve serttir. Sultan Korkut ere? buldur! buldur! diye defalarca bağırır. Hatta halkın huzurunda Burdur Beyini kırbaçladığı da söylenir. Orada bulunanlara buldur sözcüğü çok tesir eder ve buranın ismi Buldur olarak kalır ve zamanla Burdur' a dönüşür. Ancak, hikâyeyi nakşeden, Burdur isminin Buldur değil Burdur olarak hicri 725 senesinden beri söylendiğine dair belge mevcuttur. Şöyle ki, 725 senesinde Burdur'dan geçen Arap seyyahı İbni Batutan'ın seyahatnamesi Türkçeye çevrilmiştir. Birinci cildinde Burdur sözcüğünü Birdir olarak yazar. Ayrıca bu yazılışın (zammıba, sükunu raimünmele) ve (zammı dal, sükünu rai mühmele) ile okuyacağını belirtir. Buna göre Bindir sözcüğü bugünkü karşılığı ile Burdur'dur.
İlin adının Buldur olduğu ve sonradan Burdur'a dönüştüğünü doğrulayan dayanaksa, günümüzde bile bir kısım yaşlı Burdurluların Burdur kelimesini kullanmayıp Buldur demesidir.

4-Burdur adının Bor'dur dan geldiği söylentileri de vardır. Bor, bir cins torf ve topraktan meydana gelmiş bir saha olması nedeniyle civardaki Uluborlu ve Keçiborlu taraflarında bir deyimle orası da bor'dur yani (buralar gibidir) şeklinde söylenmesinden ileri gelmiştir. Bor'dur, zamanla Burdur'a dönüşmüştür.

5-Bir başka hikayeye göre ise Burdur ismi, Pisidya ve Roma devirlerinde şehrin, bu ülkelerin sınır noktası olduğu, caddelerin kenarlarındaki taşlara verilen isim olarak bordür taşına (sınır taşı) izafeten sınır şehri anlamına gelmek üzere bordür sözcüğünden gelmektedir. Pisidya devrinde şehrin isminin Arkania, Limnaex, Roma devrinde ise Polidoryan olduğu ve daha sonraları, Selçuklular devrinde Burdur adını aldığının bilinmesi bu söylentiyi nakşetmektedir.
 

intibah

Site Yöneticisi
Sayfa Yöneticisi
Ynt: Şehirler ve İsimleri

Tamda bu konuyu açacaktım teşekkürler :D
 
Üst