Osmanlı klasik dönem tezhibleri

  • Konbuyu başlatan badem
  • Başlangıç tarihi
B

badem

Guest
Osmanlı klasik dönem tezhipleri

Baba Nakkaş tarafından yönetilen Fatih’in saray nakışhanesinde üretilen tezhipler başta olmak üzere ilk dönem olarak isimlendirdiğimiz Osmanlı tezpileri aşırılığa kaçmayan, inceliği, zerafeti, ölçülü çizgileri, parlak, aydınlık renkleri, yazı ile sağladığı dengeli düzeni, geometrik geçmeleri ve küçük çiçek motifleriyle ilk önemli dönemi yaratmıştır.

Klasik tezhip sanatının ikinci önemli aşaması Kanunî Sultan Süleyman dönemidir. Fatih’in ölümü ile başa geçen oğlu Sultan II. Beyazıt döneminde yapılan tezhip örneklerine baktığımızda Fatih döneminin bir tekrarı olduğunu görürüz. II. Beyazıt geleneksel sanatlara bağlı olup saray nakışhanesindeki faaliyetleri bu yönde geliştirmeye zorlamış bir padişahtır.

Bu dönemde İslam geleneklerine bağlı sanatçılar saraya getirilmiştir.

Minyatürde olduğu gibi tezhip sanatında da bir yükseliş devri olarak nitelendirdiğimiz XXI. yüzyılda saray nakışhanesinin başında Mehmet Karamemi adlı bir sanatçı vardır. Kanuni’nin uzun saltanatı sırasında Doğu’ya yapılan seferler sonucunda saraya gelerek çalışan sanatçılar vardır. Yerli sanatçıların yanında çalışan yabancıların Osmanlı saray sanatını etkilemiş olması kaçınılmaz bir sonuçtur. Bu etkiler kompozisyon düzeninden başlayarak birçok ayrıntıda bile kendini göstermişitr. Fakat bütün etkilere rağmen bu dönemde klasik bir Türk üslubunu oluştuğunu da vurgulamak gerekir.

Klasik dönem tezhiplerinde, tezhip süslemesinin temel malzemesi olan altın bol olarak kullanılmıştır. Bunun yanında çiçek motiflerinde beyaz, turuncu, pembe, sarı, bordo, kırmızı, mavi gibi hemen her rengin yerine göre kullanıldığı görülür.

Mükemmel bir teknik ve itina ile yapılan bu zengin kompozisyonu tezhiplerde altınla kullanılan renkler arasında tam bir uyum sağlanmıştır.

XXI. yüzyılda Kanunî devrinde gelişen ve en yüksek düzeye ulaşan klasik Türk tezhip sanatına benzeyen ancak daha zayıf eserler yapılmıştır.

Fatih’in tezhip merakı ve Baba Nakkaş

Her çeşit ilim ve güzel sanat kolu, kitap ve kütüphane aşığı Fatih Sultan Mehmet’in kolu kanadı altında himâye ve gelişme imkânları bulurken, hiç tezhip sanatının bundan uzak kalması düşünülebilir mi?.. Durmak bilmeyen mizacı ve araştırmacı kafasıyla, dini ve ilmi eserleri kendi özel kütüphanesi için tanınmış hattatlara istinsah ettiren Fatih, müzehhiblere bu eserleri Selçuk stilinden alınan ilhamla Türk zevkine yakışan bir şekilde tezhip ettirmiştir. Fatih sarayına bir nakışhane kurmuş ve başına da Özbek asıllı Baba Nakkaş’ı getirmiştir.

Fatih devri tezhipleri özellikleri bakımından Türk kitapçılık tarihinde tamamen ayrı bir ekolün eseridir.

Fatih devri tezhiplerinde İsfahan ve Herat mektebi tezhiplerinde görülen mavilerden daha değişik, pembemsi mavi ve siyah, bazende tamamen altın zemin üzerine geçmeler, rûmiler, kanatlar, bulutlar, nilüferler ve zemin notaları, çeşitli renklerde, fakat daima hoş bir ahenkle nakşetmişlerdir. Çiçek, dal ve filizler, türlü geçmeler, Fatih devri tezhiplerinin esas unsurlarını teşkil ederler.

Sonuç olarak diyebiliriz ki, Fatih Sultan Mehmet’in sahip olduğu kitap sevgisi ve dostluğu, ilim ve sanat koruyuculuğu, Türk kitapçılık tarihinde; hüsn–i hat, tezhip, ciltçilik ve bunlara bağlı diğer eski kitapçılık sanatları yönünden kendine has millî özelliklere sahip bir devrin açılmasına ve devamına sebep olmuştur.

Tezhip sanatı, aynı minyatür sanatı gibi Fatih Sultan Mehmet döneminde gelişmiştir. Tabiî ki başlangıç olarak Orta Asya’ya kadar uzanır.

Fatih Sultan Mehmet diğer sanatlarda olduğu gibi tezip sanatına oldukça önem vermiş ve geliştirmeye gayret etmiştir. Sarayına nakışhane bile kurdurmuştur.
 
B

badem

Guest
Ynt: Osmanlı klasik dönem tezhibleri

Tezhip sanatı da Batı’nın kurbanı

Kanunî devrine en olgun çağına ulaşmıştır. Minyatür sanatında olduğu gibi Osmanlı İmparatorluğu gerileme dönemine girince düşüş yaşamıştır.

Avrupa’nın etkisine girdiklerinde tezhibin şeklinde de kendine ait has özelliklerinde de değişiklik göstermiştir. Barok üslubunun etkisi altına girmiştir.

Her sanatta olduğu gibi tezhip sanatı da Osmanlı İmparatorluğunun yükselme devrinde çok güzel örnekler vermiş, en olgun çağına ulaşmıştır. Gerileme devrinde ise Osmanlı İmparatorluğu’nun durumnua paralel olarak bir düşüş yaşamıştır.

Tezhip sanatı bugün tamamen ortadan kalkmış, yalnız hüsn–i hat ve müzehhiplikle uğraşanlara ve bu işin meraklılarınca yapılmakta, sayıları az olan bu gibi kimselerin himmet ve gayretleriyle yaşatılmaya çalışılmaktadır.
 
B

badem

Guest
Ynt: Osmanlı klasik dönem tezhibleri

Çağını yansıtan sanat

Tezhip sanatındaki üslup, yapıldığı devrin sanat üslubuna göre değişir. XVI. yüzyıl tezhipleri genellikle kıvrımlı bezemeler, Lâle devrin de ise kökler ve çiçekler şeklinde yapılmış, Barok devrinde de Avrupa Rönesans ve Barok kıvrımlarını taklit ettiğini bu tezhipleri incelediğimizde rahatlıkla görebiliriz.

Tezhip, yapıldığı devrin sanat üslubuna göre değişmekte beraber, bu üsluplarla onları doğuran medeniyet tarzları arasında da çok sıkı bir münasebet vardır.

Türk tezhibi yabancı tesirlerden uzak kalabildiği devirlerde sade ve güzel renkli olarak dikkati çeker, motif ve renk çokluğu ile gözü yoran diğer tezhip ekollerinden ayrılır. Bu gaye ile sarayda bulunan yabancı sanatkârlar Türk sanatkârlarından ayrı olarak çalışmışlardır.
 
Üst