Osmanlı döneminde minyatür

  • Konbuyu başlatan badem
  • Başlangıç tarihi
B

badem

Guest
Osmanlı döneminde minyatür
Osmanlı İmparatorluğu döneminde minyatür, Fatih ile kendini göstermeye başlar. Çünkü Fatih’in İstanbul’u fethinden sonra Osmanlı İmparatorluğu her yönden olduğu gibi sanat bakımından da bir yükselme dönemine girmiştir. Minyatürün Osmanlı İmparatorluğu içinde gelişmesi de bu dönemde başlamıştır. Nitekim, Osmanlı İmparatorluğu döneminden, ancak Fatih Sultan Mehmet zamanından itibaren yapılan eserler günümüze kadar gelebilmiştir.

Fatih devrinin nakış esaslarını belirten kitaplar oldukça fazladır. Fatih Sultan Mehmet; eski ve iyi tashih edilmiş nüshaların en önemlilerini kendi hattatlarına yazdırıp müzehhip ve mücellitlerine nakışlarını ve ciltlerini yaptırdıktan sonra asıllarını Fatih Camiî kütüphanesine, medreselere, özellikle Semaniye medreselerine veriyordu. Yalnız ilimden değil, sanattan da anlayan bir hükümdarın himayesiyle çok dikkate değer eserler ortaya çıkmıştır. Fatih’in gül koklarken yapılmış olan portresi, onun sanatının ne kadar kuvvetli olduğunu bize gösteriyor. Zaten portre sanatı da Fatih devrinde gelişen önemli bir olaydır.

İleri bir resim sanatının geliştiği Fatih devrinden minyatürlü yazma ne yazık ki yoktur.

Osmanlı devri Türk minyatüründe Fatih’le başlayan gelişme Kanunî zamanında tam bir olgunluğa ulaşmıştır. II. Beyazıt döneminde ise önemli gelişmeler olmuştur. Sultan II. Beyazıt zamanında etkisi daha kuvvetli Türkmen üslubu Türk zevkine uygun olarak devam etmiştir. Edebi konular dışında tarihî konular ve sultan için hayatını, saltanatını anlatan minyatürlü yazmalar ilk defa görülür. Yuvarlak yüzler, badem gözler Türkmen üslubuna uygundur. II Beyazıt zamanında, Uzun Firdevsi diye tanınan Bursalı Şerafettin’in yazdığı iki tam sayfa başlık minyatürlü Süleymanname, 1500 tarihlerinde gelişmekte olan Osmanlı minyatürüne bir dönüm noktası olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman’ın ilk yıllarından başlayan gelişme sonunda, Klasik Osmanlı minyatürcülüğü en parlak devrini yaşamış, bol sayıda eser meydana getirilmiştir.

Kanunî ve hayret uyandıran portreler

Kanuni Sultan Süleyman zamanında gelişen orjinal portre resmi tek bir nakkaşa bağlanır. Nigâri adı ile tanınan ve İstanbullu olan seksen yaşındaki Haydar Reis’e. Onun Topkapı Sarayı’nda bulunan 30x45 cm ölçüsüne varan büyük boy minyatürleri, çok koyu bir fon üzerine yapılmış olup, baş ve yüzlerdeki ifade kuvveti ve portre benzerliği ile hayret uyandırmaktadır. Kanuni Sultan Süleyman’ı yaşlı haliyle canlandıran minyatürü, en karakteristik eserlerinden biridir. Kanuni’nin bu minyatürüne baktığımızda şunu görüyoruz: Tasvir edilen büyük hükümdar sade görünüş altında yalnız çok ince yüz hatları ile haşmetli bir etki yapmaktadır. Anatomi çalışmalarına, el ve ayaklara önem verilmediğinden bunlar ihmalkâr şekilde çizilmiş vücut ve kol elbiseler altında ustalıkla kapanmıştır.

Genel olarak minyatür sahasında Osmanlı dönemini üçe ayırabiliriz. Kuruluşundan 21. yüzyılın ortalarına kadar olan süre birinci dönemdir. Bu da Fatih dönemidir. Fatih’le birlikte her konuda eser verilmeye başlandığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Bütün kaynaklar artık, her sahada yazma eserlerin hazırlandığını, minyatürlendiğini bildirmektedir. Edebiyattan tıp ve hatırlara, dini konulardan, coğrafi eserlere yani tüm konularda çok güzel minyatürler ortaya çıkmıştır.

İkinci olarak hemen şu noktayı dile getirebiliriz, üsluplaşma denemeleri de artık kesin bir şekilde göze çarpmaktadır. Fatih’le başlayan batı etkisi, Yavuz’un Tebriz’i almasıyla birlikte kendisini, Orta Asya’nın esrarlı üslubuna bırakmıştır. Üçüncü özellik olarak da bu dönemde bağımsız üslupların ortaya çıktığı gözlemlenmektedir. Artık bu dönemde bir Sinan Bey’i, bir Matrakçı Nasuh’u rahatlıkla söyleyebiliriz.

Osmanlı’nın kültür dokusu

Osmanlının ikinci dönem minyatürleri ise 16. yüzyılın ikinci yarısında Sultan II. Ahmet saltanatının, yani 1730’lu yılların bitişine kadarki zaman diliminde meydana gelmiştir.

Bu dönemdeki Osmanlı minyatürlerini artık rahatlıkla tanımaktayız. Çünkü bu sahada eser vermiş ülkelerin minyatürlerinden çok farklı özellikler göstermektedir. Osmanlının kültür dokusunu, ilim seviyesini hatta ilerleme hızını rahatlıkla görebiliriz.

Bu zaman dönemindeki nakkaşların en önemlisi Levnî’dir. Birçok kitapçıda, kartpostal olarak minyatürlerini bulabilmekteyiz.

Sultan Genç Osman’ın kısa saltanat yıllarında hazırlanan minyatürlere baktığımızda çok kaliteli minyatürler olduğunu hemen görebiliriz.
 
B

badem

Guest
Ynt: Osmanlı döneminde minyatür

Yok olan bir sanat: Minyatür

Devrin sosyal hayatı hakkında detaylı bilgi veren, 16. yüzyılda hazırlanmış bulunan Sümame–i Hümayun’dan örnekler vermeden geçmeyelim. Sultan III. Murat, oğlu şehzade III. Mehmed’in sünnet düğünün 1582 yılında yapar. Dönemin ünlü nakkaşı Osman Usta idaresindeki bir ekip ise bu düğünü minyatürler. Eserdeki minyatür sayısı 472’dir. Birbirinden güzel minyatürler o dönemin toplumsal dokusunu bütün inceliği ile yansıtmaktadır.

Üçüncü döneme gelince, Nakkaş Levni’nin devrinin bitmesiyle birlikte başlayan bu dönem için söylenecek pek fazla bir şey yoktur. Zira, artık Osmanlı kültürüne batının girdiğini ve nakış sanatının da kendini, bu tesire kaptırdığını görmekteyiz. Minyatüre klasik resim unsurları olan gölge ışık oyunları, perspektif vs. girmeye başladığında minyatür unutulmuş, yerini klasik resim almıştır.
 
Üst