Müzik Sözlüğü

B

badem

Guest
- A -

A CAPELLA
Eşliksiz koro seslendirmeleri anlamına gelmektedir.
ADAGIO
İtalyanca)Ağır ve yavaş seslendirilecek anlamına gelir.
AIR-arya
"Air" terimiçalgısal müzikte herhangi bir çalgı üzerine yazılmış bir parça için kullanıldığında o parçanın şarkı söyler gibi çalınacağına işaret eder.
AKORDEON
Ortasında körük bulunan, tuşları yanına dizilmiş, bir kayışla boyuna asılarak ya da dizlerin üzerine konularak çalınan bir çalgıdır. Ortasındaki körüğün kullanıcının kolları ile hava doldurulması ve yine seslendiricinin dolan havayı körüğü bastırma yoluyla boşaltması sırasında tuşların kullanımı ile müzik üretilebilmektedir. Orta Avrupa köylülerinin ulusal çalgısıdır. Akordeon caz orkestralarında özellikle tango çalmak üzere günümüzde fazlaca kullanılır.
ALBENIZ-Isaac (1860-1909)
İspanyol piyanist ve besteci. Albeniz, tipik İspanyol ezgilerini yetkince armonize etmiştir. İzlenimci (impressioniste) okuldan olan ve Debussy etkisinde kalan Albeniz piyano ve orkestra için başlıcaları: İspanyol şarkısı, Suite espanola, İberia suiti, La Vega, Albaicin, Catalonia adlarını taşıyan güzel eserler vermiştir.
ALLEGRETTO
Allegrodan daha ağır seslendirilecek anlamına gelir.
ALLEGRO (italyanca)
Çabuk, hızlı, canlı, şen, hareketli bir tarzda çalmayı ifade eder.
ALLEMANDE
Avrupa`da 1600`lü yıllarda Avrupa`da moda olan ve kadınlı erkekli çiftler tarafından oynanan kıvrak bir danstır.
AMATI
İtalya`da Cremona`lı ünlü keman ustası yetiştiren ailedir.1596 ve 1684 yılları arasında yaşayan Nicola`nın kemanları üst kaliteye sahiptir.
AMBROSIUS
333 yıllarında Trier`de doğmuş,374 yıllarında Milano`da papazlık yapmış ve orada 397`de ölmüş Hristiyan Azizidir.
ANAHTAR (Alm. Schlüssel, Lat.Claves)
Başına getirildiği dizeğin (potrenin) içine yerleşmiş olan notaların hangi sese ait olacağını (hangi frekansta ses çıkarması gerektiğini) belirleyen işaretlerdir. Başlıca Sol Do ve Fa anahtarları kullanılır ve her biri işaretlendiği yerden sonraki seslendirmelerin ton ve ses düzeni vb. belirler.
ANDANTE
Bir müzik parçasının ağırca çalınacağını bildiren terimdir.
ANIMATO
Canlı seslendirilmesi gerektiğini bildirir.
ANTHEM (İng.)
Motet ve kentet gibi eserlerin ingilizce adıdır.
ANTIPHONA (Yun. Antifonas)
Çocuk ve erkek seslerinden oluşan bir koronun seslendirilmesi. Ortaçağ içinde ilk Hristiyan korolarına bu isim verilmiştir.
APPASSIONATA
Canlı, şiddetli seslendirilmeli anlamına gelmektedir.
ARCO
"Yay"anlamına gelir. Keman yayı,viyola yayı vb. Yayla çalınacağını işaret eder.
ARS ANTIQUA (Lat.)
14.yy içinde "Eski sanat" olarak tanımlanan sanatsal eğilime verilen addır. Yine müzik tarihi içinde eski tarz org çalmaya verilen isim.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- B -


Bale: Ballet (Fr.) Dans,mim ve hareketle oynanan müzikli oyun.
Ballad: Ballad (İng.) 1. Bir öykü anlatan geleneksel şarkı. 2. Öykü anlatan üslupta çalgısal yapıt. 3. Ortaçağdaki ilk çoksesli ezgi biçimlerinden biri.
Bariton: Baritono(İt.)Tenor ve bas arasında kalan erkek sesi. Carmen’deki Escamillo, gibi.
Barkarol: Barcarola (İt.) Gemici şarkısı; ya da Venedik gondolcularının şarkısı.
Bas: Basso (İt) En pes erkek sesi. Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırma operasındaki Osmin rolü gibi. Basso Cantante: Yüksek ve lirik karakterdeki bas ses. Don Carlo’daki Kral Philip gibi. Basso Buffo: Gülünçlü özelliğe sahip, cambazlık yapabilen kıvrak ses. Sevil Berberi’ndeki Dr. Bartolo gibi. Basso Profondo: Derin bir sonoritesi olan, güçlü ve en kalın bas ses. Ağırbaşlı ve soylu nitelik taşır.Tristan ve Isolde’deki Kral Mark gibi.
Bel canto (İt.):Güzel şarkı. Güzel şarkı söyleme yöntemi.
Berceuse (Fr.): Ninni
Biçem: Style (İng.), üslup.
Bis (Lat): İki kez. Ancora (İt). Bir daha. Konser sonunda dinleyicinin yorumculardan bir kez daha çalmalarını istemesi.
Bolero (İsp.):Kıvrak bir ispanyol dansı
Bravura (İt.)Sanatsal tekniğin cesaretle, parlakça sergilenişi
Brio (İt.):Ateşli, çevik tempoda.
Burlesque (Fr.):Güldürücü, eğlenceli, mizah niteliğinde.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- C -

Cantabile (İt.):Şarkı söylercesine yorumlama.
Canzonetta (İt.): 15.yüzyılda en yaygın İtalyan halk şarkısı türü. Kanzonet.
Capriccio (İt.): Çarpıcı etkileri olan, cilveli, kısa bir çalgısal biçim. Kapris.
Carol (İng.)ortaçağda bir dans. Sonradan İsa’nın doğumunu konu alan metinler üstüne yazılan iki-üç sesli şarkılar. Karol.
Castrato (İt.): Delikanlı sesinin korunması için hadım edilmiş erkek. Kastrato.
Çeşitleme: Variation.Varyasyon.
Chanson (Fr.):Şarkı.Şanson
Coda (İt.) Füg, Sonat ya da senfoni gibi bir yapıtı bitiren bölüm. Kuyruk.
Comedie-ballet (Fr.): Moliere ve Lully’nin işbirliği sonucu 17.yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan şarkılı bale türü.
Crescendo (İt.) Sesin giderek derece derece artacağını, çoğalacağını belirten bir gürlük imi. Tersi decrescendo: Sesin sönmesi, azalması gerektiğini belirtir.Kreşendo. Dekreşendo.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- D -

Döngüsel, dönüşlü. Cycylique (Fr.):
Declamatory (İng.): Güzel söz söyleme. Şiir okurcasına sesleniş. Hitap.
Dinamik: Dynamique (Fr.) Sesin gürlük derecesi ile ilgili nüans işaretleri.
Disonant, disonans: (Al.); Dissonanza (İt.); Kaynaşmayan, (uyuşumsuzı) sesler. Konsonant (uyuşumlu) seslerin tersi.
Divertimento (İt.): Eğlence müziği.
Diyatonik: Diatonique (Fr.): Yalın dizi.Sesleri düz sıra halinde dizilip tam ve yarım tonların ardarda gelişi. Bir oktavın 8 sesinin Majör, minör ya da modal dizgeye ait oluşu.
Dizisel: Serial(İng). 12 tondaki ses yüksekliklerinin süre, gerilim ve ses rengi gibi diğer öğeler üstünde denenmesi. Seriyellik.
Dodekafonik: Dodecaphonie (Fr.) Oniki ses ile ilgili.
Doğaçlama: Anında,içten geldiği gibi yaratılan müzik. İmprovisation (Fr.)
Dominant(Fr.): Dizinin beşinci sesi. Çeken.
Döngüsel, dönüşlü biçim.Cyclique form(Fr.) Belli bir temanın, sonat, konçerto veya senfoni gibi bölümlü yapıtların birden çok bölümünde, olduğu gibi veya değişime uğrayarak ortaya çıktığı biçim.
Düet: Duett (Al.) Duo (Fr.) Duetto (İt.)İki partisi de birbirine eşit olan ve iki yorumcu tarafından çalınan veya söylenen müzik. İkili.
Dur (Al.): Majör
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- E -

Enharmonic (İng.): Sesdeş. Örneğin Fa diyez ile sol bemol aynı sestir, ancak gam dizisinin akışına göre ayrı adlar taşırlar.
Enstrümantasyon: Instrumentation(İng) 1.Çalgılama. Bir armonili yapıtın partilerinin orkestra içindeki çalgılara göre dağıtılması. 2.Çalgıbilim.
Entonasyon: Intonation (Fr.) Doğru tonlama.
Envansiyon: Invention (Fr.) Buluş anlamında 2 ya da 3 sesli kısa çalgısal parça.
Euphony(İng.): Euphonos (Yun.) Kulağa hoş gelen. Huzurlu sesler.
Estampie (Fr.): Troubadour’ların buluşu olan danslara eşlikçi, ilk çalgısal müzik biçimi.
Etüd: Etude(Fr.)Sonunda yüce bir yönteme varan teknik çalışma. Temrin. Egzersiz.
Ezgi: Melodie (Fr.) Melodi çizgisi. Şarkı karşılığında da kullanılır.
Eşit Temperaman: Equal temperament (İng.) Bir oktavın 12 eşit yarım tona ayırarak akort etme yöntemi.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- F -

Falsetto (İt.): Erkek sesini kadın sesine benzer kılarak gülünçlü efekt elde etmek.
Fanfar: Fanfara (İt.) Yalnız maden üflemeli çalgılarla çalınan tören, şenlik parçası.
Fantezi: Fantasia (İt.): Ana tema üstüne yapılan çeşitlemelerden kurulu, özgür biçimde çalgısal bir tür. Fantezi. Düşlem.
Forte (İt.) Güçlü gürlükte çalınması öngörülen.
Frottola (İt.): Dört sesli, yalnız üstteki partisi şarkılı, madrigal benzeri bir 15.yüzyıl müzik biçimi.
Füg: Fugue (Fr.)Kontrpuant tekniğine dayalı bir besteleme şekli. Ana temanın veya kılavuz fikrin taklit yoluyla geliştirilmesi sonucunda biçimlenir.
Funebre (İt.): Yaslı. Cenaze müziği.
Fuoco, con (İt.): Ateşli yorumlama.
Furioso (İt.):Öfkeli yorumlama.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- G -

Glissando (İt.): Kaydırma. Sürterek çalma.
Grandioso (İt.): Görkemli, saygın.
Grave (İt.Fr.İng.): Ciddi, ağırbaşlı tempoda.
Grazioso (İt.): Zarif, nazik , ince karakterde çalmak.
Gürlük: Sesin yüksekliği veya alçaklığı. Dinamik.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- H -

Habanera(İsp.): Kıvrak bir Küba dansı.
Heterofoni (Yun): Aynı melodik çizginin eşzamanlı olarak değişik çalgı ya da seslerle söylenip çalındığı doku.
Homofoni: Homophonie (Fr.): Benzer sesli. Aynı tek seslerin benzer adımlarla yürüyüşü.
Hücre: Cell (İng.) Küçük nota grupları. Motif.
Empromptü: Impromptue (Fr.) “İçe doğan” anlamında, tek bölümlü fantezi karakterinde çalgısal parça.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- I - - İ -
Intensity (İng.): Gerilim.
Intermezzo (İt.): Önceleri acıklı bir yapıtın perdeleri arasına yerleştirilen güldürü niteliğindeki eğlence bölümleridir. Opera buffa’nın ilk şeklidir..
Ironi (Fr.): İğneli anlatım
Izoritim: Isorhythm (İng.) Ritmik kalıpları bir yalın ezgi çerçevesinde yineleme yöntemi.
İlahi: Hymn (İng)Kutsal kişileri ve değerleri öven şarkılar. Kilisede dualara eşlik eden müzik.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- K -

Kadans: Kadenz (Al.); Cadenza (İt.) 1.Bir müzik tümcesinin sonunda yer alan notalar veya akorlar grubu. Karara varış. Durgu. 2.Yorumcunun ustalık düzeyini değerlendirmek üzere bir konçertonun bölüm sonlarına doğru solistin orkestradan ayrılıp kendi başına yorumladığı bölüm.
Kanon-canon (Yun.):Her yeni giren sesin önceki ezgiyi taklid etmesiyle oluşan bir polifoni şekli.
Kantata: Cantata(İt.) “Şarkı söylemek” anlamında. Vezinli, bir metnin iki ya da daha çok ses için yazılmış dramatik vokal türü. 17.yüzyılda sürekli bas eşliğinde bir sesin okuduğu dramatik şarkı. Sonradan aryalar ve reçitatifler de eklenerek daha çok çalgı ve dala çok ses için düzenlenen, dekor ve kostüm gerektirmeyen bir mini-opera şekline dönüşür.
Kasasyon: Cassazione (İt) Bir çeşit serenad.
Kentet: Quintet (İng.) Beş çalgı için yazılmış yapıt.
Klangfarmenmelodie (Al.):Tını ezgisi.Webern’in buluşu.
Kolaj: Collage (Fr.) Değişik müzik türlerinin, değişik malzelmelerin bir arada kullanıldığı yapı. Ives’ın orkestra parçalarındaki marş, dans gibi türlerin biraraya gelişi. Sonradan teyp müziğinde değişik malzemelerin parça parça yapıştırılması.
Konçerto grosso: Concerto grosso (İt.): Orkestranın iki bölüme ayrıldığı, ya da bir yanda solocuların öte yanda orkestra üyelerinin yer aldığı bir yarışma ortamından doğan çalgısal tür.
Konçerto: Concerto (İt.); Konzert (Al.) solist ve orkestra için üç veya dört bölümlü konser parçası.
Konsonant ,konsonans: Consonance (Fr.). Uyumlu, uyuşumlu; kaynaşan, uzlaşan sesler.
Konsort: Consort (İng.) Aynı çalgı ailesinden oluşan topluluk. Viyol Konsortu gibi
Kontrpuan: Kontrapunkt (Al.); contrappunto (İt.); Contrepoint (Fr.) “Noktaya karşı nokta”, anlamında bir müziksel doku. Çoksesli müzikle ilgili bir müzikbilim dalı. İki ya da üç eşanlı müzik çizgisinin uyumlu örgüsü.
Kromatik: (Chromatism-chromatic- İng.)-Skaladaki sesleri diyatonik akışın yalınlığı içinde değil de yarım ton aralıklardan oluşan 12 sesin kromatik akışı içinde kullanmak. Alaca dizi.
Kuvartet: Quartett(Al.) Dört çalgı ya da dört ses için müzik. Dörtlü. Dördül
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- L -
Lamentazione (İt.): Yalvaran, yakaran, feryad eden acıklı sesleniş.
Largo(İt.):Çok ağır, geniş bir tempoda.
Legato (İt.): Bağlı çalmak veya söylemek.
Leitmotiv (Al.): Etiket görevi yapan müzik motifi. Kılavuz müzik.
Lento (İt.): Yavaş, ağır tempo. Largo’dan hızlıca.
Libretto (İt.) Opera metni, kitapçığı.
Lied (Al.): Bir şiir üzerine yazılmış, genel olarak piyano eşliğindeki şarkı.
Lirik şiir: Eski Yunan’da lir çalgısı eşliğinde okunan şiir; coşkun ve esinli.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- M -

Madrigal: 14.yüzyılda nakaratlı, yalın bir vokal tür. 16.yüzyılda en az iki ses için yazılmış din dışı şarkılar.
Maestoso (İt.):Haşmetli, görkemli.
Mask: Masque (Fr.) 16. ve 17. yüzyılda İngiltere’de müzikli sahne oyunu.
Mazurka (Pol.)Polonya’nın ulusal danslarından.
Melizmatik:(melisma)Missaları seslendirirkentek hece üstünde çok nota okumak yöntemi.
Melodi: Melodie (Fr.), melody (İng.) Ezgi.
Menuet (Fr): Minuetto (İt.); menuett (Al.). Eski bir Fransız dansı.Minuet.
Metrik modülasyon: Her geçitte vuruşun değişikliğe uğraması, böylece ölçünün değişmesi.
Metronom: Zaman sayacı.
Mezmur: Psalm (İng.)İbrani ilahisi.
Mezzo-soprano veya Kontralto: Kadın ve çocuk seslerinin en kalını. Ses niteliği derin ve tok olup dramatik etkinliğe sahiptir. Bizet’nin Carmen’i gibi.
Mikroton: Microtones (İng) Yarım tondan daha küçük aralıklar. Fokker’in 31 perdeli orgu veya Parch’ın 43 perdeli vurma çalgıları, piyanonun 12 sese tam olarak bölünebilirliğine karşı bir sav olarak gelişir. Haba’nın dörtte bir tonlar ve altıda bir tonlar üstüne çalışmaları, Boulez gibi bestecilerin dörtte bir tonları bezenmiş olarak (decorative quarter tones) kullanmalarına; Babbitt ve Stockhausen gibi elektrnonik müzik bestecilerinin de yeni bir akord sistemi geliştirmelerine yol açar.
Minimal müzik: Minimalism (İng.) Kısa motiflerin yinelenmesi ile gelişen ve 1960’lardan sonra ünlenen besteleme yöntemi.
Missa (Lat): Messa (It.); Messe (Fr.); Mass (İng.) Katolik kilisesine özgü ayin müziği
Mister.Mystere (Fr.)Ortaçağ katolik kilisesinde dinsel konulu oyun.
Mod, modal: 17. yüzyıla kadar skalaların sistemi; daha sonra majör ve minör skalalar için kullanılmıştır. Örneğin, Do notasından başlayan Iyonyan modu Do Majör karşılığıdır. Makam.
Moderato (İt.): Ilımlı bir tempoda
Modülasyon: Modulation (Fr.) Geçki. Ton değişimi.
Molto allegro ma non troppo (İt.): Çok neşeli ama fazla değil.
Monofonik: Monophony (Yun.) Teksesli. Eşliksiz, tek bir ezgi çizgisi.
Monokord: Monochord (Yun.) Tek telli çalgı.
Motet (Fr.,İng.):Motette (Al.); Motetto (It.) Katolik kilisesinden kaynaklanan, genelde Latince metne dayalı, özgür biçimdeki ilk çoksesli dinsel şarkılar.
Motif: Motive (İng.); motivo (İt.) Anafikir. Çekirdek. Bir müzik fikrinin en küçük birimi. Göze.
Mouvement (Fr.) Senfoni, sonat, konçerto gibi yapıtların bölmeleri. Bölüm.
Müzikli Dram: (Music Drama) Wagner’in Lohengrin’den sonra operalarına verdiği isim. Operalarında müziksel, dramatik ve görsel öğelerin eşit işlevi olduğunu ileri sürer.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- N -

Nakarat: Refrain (İng.) Bir şarkıda her kıtadan sonra yinelenip bestesi değişmeyen beyit.
Neo-tonalite: Yeni tonculuk, ton duygusuna dönüş.
Neuma (İt)Ortaçağda kullanılan bir çeşit nota imi.
NeumatikOrtaçağda neumalara bağlı olarak missa seslendirme şekli.
Noktürn: Nocturne (Fr.); Notturna (İt). Gece müziği
Nüans: Nuance(Fr.) Ayırtı.Fark.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- O - - Ö -

Oktav: Octave (Fr.) Sekizli aralık. Bir oktav içinde 7 nota vardır.
Oktet: Octet (İng.) Sekiz çalgıdan oluşan topluluk
Opera (İt): Eser anlamında. Müzikli sahne oyunu
Opera buffa (İt): 18.yüzyılda İtalyan komik operası
Opera comique (Fr.): Konusunun mutlaka gülünçlü olması gerekmeyen, içinde konuşmaların da yer aldığı Fransız operası.
Opera seria (İt.): 18.yüzyılda kahramanlık konuları üstüne yazılan ya da trajik karakterdeki İtalyan operaları.Ciddi opera.
Operet: Operetta (İt.) İçinde karşılıklı konuşmaların, şarkı ve dansların yer aldığı, hafif opera.
Opus (Lat.): İş, eser, yapıt, çalışma anlamında. Besteleri sıralamaya yarayan sayıların belirteci, Op. olarak kısaltılır.
Oratoryo: Oratorio (İt.) Kutsal konulu bir metin üstüne çalgılar, koro ve solistler tarafından söylenmek üzere yazılmış, sahnelenmeyi gerektirmeyen tür.
Ostinato(İt.): İnatçı bas. Israrla yinelenen pes bölüm.
Ölçü: Measure (Fr.) Müzik parçasının eşit süreli bölünüşü.
Ölçü modülasyonu-Metrik mödülasyon. İlk sunulan temponun da, çapraz ritimin gelişmesiyle üreyen yeni temponun da, aynı anda belirgin bir şekilde duyabilirliği.
Öncü: Avant-garde (Fr.)Buluşlarıyla, deneyleriyle bir akımın, bir çağın öncülüğünü yapan sanat dalı ya da sanatçı.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- P -
Partisyon partition (Fr.). Bir müzik yapıtının partilerinin belirtildiği nota yazısı..
Partita (Al.): Süit benzeri bir demet. ilk parça dışında her bir parçanın süit gibi danslardan oluşması gerekmez
Pasaj. Passage (İng.). Geçit. Kısa bölüm.
Pasakalya: Passacaglia (İt) İspanyol kaynaklı üç vuruşlu eski bir dans. Ana tema çeşitlenme sırasında hiçbir değişim göstermez.
Pastoral (İng.): Çoban işi, kır şarkısı anlamında. Doğanın saflığı izlenimini uyandıran anlatımda.
Pasyon: Passion (Fr.) İsa’nın yaşamını ve çarmıha gerilme öyküsünü dile getiren motet benzeri bir tür.
Patter song (İng.): Gülünçlü etki yaratmak amacıyla çok kısa süreye sözcükleri sıkıştırarak şarkı söyleme tarzı.
Pavan: Pavane (Fr.) Soylu sınıfa ait, ağır tempolu eski bir dans.
Pentatonik: Pentaton (Yun).Beş sesli
Perpetuum Mobile (Lat): Sürekli devinim.Yinelenen kalıplarla baştan sona aynı hızı sürdüren müzik parçası.
Piano (İt.): Hafif, yumuşak çalmak. Forte’nin tersi.
Pianissimo (İt.): Pek hafif çalmak.
Piccolo (İt.): Tiz sesli küçük flüt. Pikkola.
Pizzicato (İt.): Yaylı çalgılarda yayla değil, eşik yanından, telleri parmakla çekerek çalma şekli.
Polifoni: Polyphone (Yun.) Çoksesli.Bir ya da daha çok melodik çizginin birleştiği bir doku. Monofoni, homofoni ve heterefoni’nin karşıtı.
Poliritim: Birden çok ritime bağlı.
Politonalite: Birden çok eksene bağlılık.
Polka (Çek): Ulusal Çek dansı
Polonez: Polonaise (Fr.) Polonya halk dansı
Porte:portee(Fr.) Staff (İng.) Üstüne notaların yazıldığı beş çizgi düzeni. Dizek.
Post-minimal: Geç-Minimal. 1990’lı yıllarda Amerika’da yeni değerler kazanan Minimal anlayış.
Prelüd: Prelude(İng.) Önden çalınan. Bir başka parçaya giriş oluşturan çalgı müziği. Chopin ve Debussy bir giriş müziği olmayan, başlı başına özgür biçemli, kısa piyano parçalarına da prelüd adını verirler.
Presto (It.): Çabuk tempoda.
Prima donna (İt.) Operada başkadın oyuncu.
Programlı müzik: Müzik aracılığı ile bir öyküyü anlatmak, bir manzarayı, resmi betimlemek.
Puantilizim: Noktacılık yöntemi.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- R -

Ragtime (İng.): 20.yüzyıl başında ortaya çıkan Amerikan popüler müziği. Senkoplu ritimde ve çoğunlukla piyano için yazılır.
Rapsodi: Rhapsody(İng.)Halk ezgileri gibi yalın ezgiler üzerine kurulmuş özgür deyişte çalgısal parça.
Raslamsal. Aleatory. İndeterminacy. Şansa kalmış müzik yöntemi.
Reçitatif Recitativo-İt.)Opera ya da oratoryonun içinde konuşurcasına, özgür ritimli şarkı söyleme şekli.
Recitativo secco (It) Klavsen eşlikli reçitatif
Requiem (Lat.): Ölüm duası için yazılmış müzik. Orkestra, koro ve solistlerle seslendirilir ve genelde 5 bölümlüdür.
Retrogation (İng.): Diziyi geriye doğru çalmak.
Riçerkar: Ricercare (İt.)Araştırma. Motetten türeme, özgür kuruluşlu, 16.yüzyıla özgü çalgısal biçim. Riçerkar, Fantezi, Capriccio (İt.), Fancy (İng.) ve Füg benzer karakterdedir.
Ritim: Rhythm (İng.) Güçlü ve güçsüz vuruşların düzenli aralıklarla yinelenmesi. Bu yinelenmenin bir kalıp halindeki oluşumu ölçüyü yaratır.Tartım.
Rokoko:Klasik dönemin başlangıcında, Paris’de ünlenen zarif anlatımlı şık ve zeki bir üslup.
Rondo: Rondeau (Fr.)Temel müzik cümlesinin birden çok keze yinelendiği bir dans biçimi. Aynı adlı vokal bir türden geldiği; 18.yüzyılda Fransız süitlerine katıldığı; 19.yüzyılda Sonatın son böülümünü oluşturduğu bilinmektedir.
Rubato (İt): Bir an için belirlenmiş tempodan ayrılarak yorumcunun içgüdüsüne bırakılmış tempo anlayışı
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- S -

Salkım sesler: Tone cluster (İng.). Küme akorlar Piyanoda yumrukla veya dirsekle çalınan akorlar grubu.
Saltarello (İt.) Hızlı tempoda eski bir İtlayan-İspanyol dansı.
Scherzo (İt):1.Şakacı, nükteli bir çalgısal parça. 2. Senfoni ya da sonatların üçüncü bölümü.
Senfoni: Symphonia (Port.) Orkestranın olanaklarından yararlanan sonat biçiminde yazılmış çalgısal yapıt.
Senfoni konsertant: İki ya da üç solist için yazılmış konçerto. Konsertant senfoni.
Senfonik şiir: Symphonic poem (İng.) Betimleyici özelliği olan, müzik dışı değerler taşıyan, çalgısal, tek bölümlü yapıt. Programlı müziğin temeli.Ancak programlı müzik gibi sesler aracılığı ile resim çizip, öykü anlatmaz. Konunun uyandırdığı duyguların müzikteki anlatımıdır.
Senkop Syncope (Fr.) Ritim vurgusunun doğal akıştaki güçlü vuruşa değil, ölçünün hafif vuruşlarına rastlaması.
Septet(İng.): Yedi yorumcuyu gerektiren müzik parçası.
Serenad: Serenata (İt.) Birinin onuruna verilen ya da sevgiliye sunulan gece dinletisi.
Seria (İt.): Ciddi, ağırbaşlı
Serim: Exposition (Fr.). Bir müzik parçasında değişik temaların ilk sunulduğu giriş bölümü. Bir sonatta serimi izleyen geliştirim bölümünden sonra gelen bitişte baştaki temaların ana tona dönük olarak yeniden karışmıza çıkması: Yeni serim; yeniden serim (reexposition).
Ses rengi: Tone-color (İng.) Tını.
Ses yüksekliği: Pitch(İng.) Ses yüksekliği veya alçaklığı. Her müziksel ses için portenin üstünde sabitleştirilmiş notalarla o sesin ses yüksekliği işaretlenir.Nota aralıkları ve her bir ses düzeyinin bir diğeri ile ilintisi üstüne ilk araştırmaları Eski Yunan’da Pitagoras yapmıştır.
Sessizlik: Silence (İng.)Yirminci yüzyılda sessizlik müziğin bir öğesi halini alır.Sessiz bölümlerin ya da bölüm aralarının da belli ölçüler içinde sayılması öngörülür. Sessizliği denetleyen yöntemiyle Boulez ve sessizliği doğal bir ortam olarak kabul eden Ligeti gibi bestecilerden sonra sessizliğin ruhbilimsel açıdan müzikli bölümlerden daha etkin bir anlatım aracı olduğu savı da ileri sürülür.
Sextet (İng.) Altı yorumcuyu gerektiren müzik parçası.
Silabik: Syllabic (İng.)Hecesel. Missaları seslendirirken her notaya karşılık güftenin bir hecesinin düşmesi.
Singspiel (Al.): Şarkılı oyun. Mozart’ın Saraydan Kız Kaçırma operası, gibi.
Synthesizer (İng.) Sesleri elektronikleştiren ya da doğrudan elektronik ses üreten aygıt.
Solo (İt.): Tek, yalnız.
Somut Müzik: Musique concrete (Fr.) Doğadaki gerçek seslerin elektronik olarak değişikliğe uğratıldığı müzik türü.
Sonata (İt.): “Çalgı çalmak” anlamında. Üç ya da dört bölümlü çalgısal yapıt. Tek çalgı, piyano eşliği ile iki çalgı, ya da oda müziği için sonatlar vardır. Canlı bir Allegro, ağır ve duygulu bir Andante, atik ve kıvrak ritimli bir Scherzo ve parlak bir Final, örnek bir sonatın bölümleridir. Sonat biçimi, birinci bölüm biçimi olarak (ABA) senfoni biçimine de uyarlanmıştır.
Sonatin: Sonatina (İt.) Kısa, küçük sonat. Sonatçık.
Sonorite (Fr.):Birden fazla çalgının oluşturduğu dengeli ve güzel ses dolgunluğu. Ses gürlüğü. Seslilik. Ötüm.
Soprano (It.): Üst ses. En ince, en tiz kadın ve çocuk sesi. Soprano sesler kendi içinde lirik, dramatik ve koloratur olarak sınıflanır. Lirik soprano, hafif, masum gençkız sesidir. La Boheme’deki Mimi, gibi. Dramatik soprano, güçlü, egemen ve şiir okurcasına söylenen açık bir sesdir. Rstrauss’ın Salome veya Elektra’sı gibi. Koloratur soprano, (coloratura), Cambazlık yapma yeteneği olan, kıvrak ve süslemeli geçitleri rahatlıkla söyleyebilen sestir. Lucia di Lamermoor’daki Lucia gibi.
Sostenuto (İt.): Bağlı, dayanıklı ve değişmez bir tempoda çalma.
Sprechstimme (Al.) Konuşma sesi. Şarkı söyleyen sesin içinde yer alan konuşan insan sesi.
Staccato (It.): Sesleri kesintili olarak, noktalı çalış şekli.
Süit: Suite (İng.)Aynı tonalite içinde sıralanmış dans demeti.Süvit. Demet.
Süre: Duration (İng) Bir sesin uzunluk süresi. Nota değeri.
Sürekli bas: Basso continuo (İt.) Erken Barok döneminde armonik deyişi güçlendirmek için klavsen ya da lavta gibi bir çalgının sürekli yol gösteren eşliği.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- T -

Tarantella (İt.):Canlı ve çabuk tempoda bir Napoli dansı.
Tema: Theme (İng) Müzik yapıtını oluşturan temel fikir. Ana fikir. Özdek.
Tempo (İt.): Zaman. Bir müzik parçasının hızını, zamanlanmasını saptayan ölçü. Metronom ile ya da belli bir tempo işareti ile yorumcunun yönlendirildiği ölçü.
Tenor: En tiz erkek sesi. Lirik tenor, Yüksek, parlak bir tonu olan, rahatça akan bir sestir. La Boheme’deki Rodolfo, gibi. Dramatik tenor, dramatik soprano gibi rezonanslı, tok bir sestir. Otello rolü gibi.
Toccata-toccare (İt) Dokunmak. Tuşlu çalgılara ait çalgısal parça. Başlangıç parçası olarak prelüdün yerini alabilir.Tokkata.
Tone (İng) Ses.Ton.
Tonalite: Tonality (İng.)Bir müzik parçasının belli, merkezi bir tona göre armonik olarak düzenlenmesi.
Transpozisyon: Transposition (İng.) Diziyi aynı aralıklar içinde bir başka notadan başlatıp kalıbı yinelemek. Aktarım.
Tremolo (İt.): Yaylı çalgıda yayı titretmek yoluyla aynı sesin hızlı olarak yinelenmesi. Kaygı ve çarpıntı etkisiyle dramatik anlatım yaratmak için kullanılır.
Trio (İt): Üç çalgı ya da üç ses için yazılan müzik. Üçlü. Üçül.
Troubadour (Fr.)ortaçağ sonlarında Güney Fransa’nın saz ozanı.
Tutti (İt.) Orkestra üyelerinin tümü için kullanılan “Hep beraber” anlamındaki terim. Solistin dışında kalan yorumcuların tümü.
Tuşlu çalgılar: Keyboard instruments (İng.)Org, klavikord, klavsen (harpsichord-Ing.), piyano, klavye gibi tuş mekanizması yoluyla çalınan çalgılar.
Tını ezgisi: Klagenfarbenmelodie(Al.) Webern’in geliştirdiği bir tür puantilist kavram.
Tını:Timbre (Fr.) Ses rengi. Her çalgının veya her insan sesinin kendine özgü tınlaması.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- U -

Uvertür: Overture (İng.); ouverture (Fr.)1. Opera perdesi açılmadan önceki sunuş müziği; 2.İlk operalar için yazılan uvertürler üç bölmeli, ortası hızlı ve canlı olan giriş müziği idi. Sonradan ortası ağır, ilk ve son bölümleri hızlı olan uvertürler yazıldı ve operaya bağımlı olmaksızın konserlerin dağarcığına girdi.
 
B

badem

Guest
Ynt: Müzik Sözlüğü

- V -

Varyasyon: Variazioni (it.) Variations (İng.) Çeşitleme(ler). Bir temanın parçanın başından sonuna dek çeşitli süslemelerle değişikliğe uğraması.
Vibrato (İt.): Titreşimli çalmak ( özellikle yaylı çalgılar için) veya söylemek.
Virelai (Fr.): Ortaçağ sonlarından polifonik bir şarkı biçimi.
Virtüozite: Virtuosity(İng.) Çalgısında ustalık, teknik yetenek sergilleyebilmek.
Vesper (İng): Akşam duası. Akşam ayinine eşlik eden müzik.
Vivace (İt): Canlı, kıvrak, atik tempoda
Vivo (İt.): Çevik, uyanık.
Vocal (Fr.) İnsan sesi için. Ses müziği. Çalgı müziği karşıtı. Şarkılı müzik türleri: Opera, kantata gibi. Vokal.
Vokaliz: Vocalizzo (İt.); Singstück (Al.) Solistin güfte sözü olmaksızın, tek hece üstünde söylemesi. Ağızlamak.
Volume (İng.): Gürlük, yoğunluk.Genişlik.
 
Üst