Günah

  • Konbuyu başlatan badem
  • Başlangıç tarihi
B

badem

Guest
Mevzû: FAİZ YİYENLERİN SONU / MALİK B. DİNAR (k.s.) hakkında
Tezkiretü'l-Evliya, (Feridüddin Attar, Trc. Süleyman Uludağ) s: 91

Bir kere hasta ziyaretine giden Malik b. Dinar karşılaştığı manzarayı şöyle anlatıyor:
"-Baktım, hastanın eceli yakın, kendisine kelime-i şehadet arz ettim, ama ne kadar çabaladıysam, bir türlü söyleyemedi. Durmadan:
-On, on bir, diyordu.
Sonra bana döndü. Kekeleyerek:
-Ey üstad, önümde ateşten bir dağ var! Ne zaman kelime-i şehadeti söylemeye teşebbüs etsem, bu ateş bana hücum ediyor, dedi.
Arkadaşlarından, bu zatın daha önceleri ne işle meşgul olduğunu sordum:
-Malını ribaya verir, faizini yer, ölçü ve tartıda hile yapardı, dediler."

Mevzû: GIYBET / CÜNEYD-İ BAĞDADİ (k.s.) hakkında
Kuşeyrî'nin Risalesi, (Abdülkerim Kuşeyrî, Trc. Süleyman Uludağ) s: 254

Cüneyd-i Bağdadî diyor ki:
Bir gün Şünuziyye mescidinde, cenaze namazı kılmak için bekliyordum. Derviş kılıklı birsi insanlardan bir şeyler dileniyordu. Kendi kendime:
-Dilencilikten kendisini kurtaracak bi rişle uğraşsa ne güzel olurdu!... dedim. Namazı kılıp, evime döndüm. Gece ibadeti için kalkmak çok ağırıma gelmişti. Oturarak sabahladım. Bir ara gayr-ı ihtiyari gözlerim kapanmıştı. Cenazede insanlardan bir şeyler dilenen dervişi uzun bir sofranın üstüne yatırmışlar, beni sofraya çağırıyorlardı:
-Bu şahsı gıybet etmiştin, haydi gel de etini ye! Dediler. Ben:
-Hayır, gıybet etmemiştim, sadece içimden geçirdim, dedim.
-Kurbet arttıkça nezaket de artar, git ve helallık dile!..
Sabah olur olmaz o dervişi aramaya koyuyuldum. Nihayet onu yollardan yiyecek toplar bir halde buldum. Selam verdim. Daha bir şey söylemeye fırsatım olmadan, O:
-Ey Cüneyd! Bir daha tekrarlayacak mısın? dedi.
-Hayır, deim.
Bunun üzerine:
-Allah seni de, beni de mağfiret eylesin! dedi.

Mevzû: GIYBET / CÜNEYD-İ BAĞDADİ (k.s.) hakkında
Tezkiretü'l-Evliya, (Feridüddin Attar, Trc. Süleyman Uludağ) s: 463-464

Adamın biri, Cüneyd'in meclisindeki kimselerden yardım istedi. Cüneyd, hatırından "adamın vücudu sıhhatli, çalışıp kazanabilir buna rağmen zillete katlanıyor da insanlardan dileniyor" diye geçirdi.
O gece rüyasında, üstü örtülü bir tepsi önüne konulup, kendisine "Hadi ye!" denildiğini gördü.
Tepsiyi açınca, gündüz dilenen kimsenin ölüsüyle karşılaştı.
-Ben ölü eti yemem! dedi. Kendisine:
-Peki dün gece mescidde niye yedin? denildi.
Cüneyd, kalbinden geçirdiği şeylerden mesul tutulduğunu anladı. Bundan sonrasını şöyle anlatıyor:
"Bu rüyanın heybet ve dehşetiyle uyanmış, abdest alıp iki rekat namaz kıldıktan sonra o dervişi aramaya koyulmuştum. Nihayet kendisini Dicle'nin kenarında buldum. Suya atılan sebze artıklarını, suyun yüzünden toplayıp yiyordu. Yanına vardığımı fark edince başını kaldırıp bana:
-Hakkımızdaki düşüncenden ötürü tevbe ettin mi? diye sordu.
-Ettim, ettim dedim. Şöyle dedi:
-O halde şimdi var git! "Kullarından tevbeyi kabul eden O'dur." (Şura/ 25)

Mevzû: GÜNAHKARLARLA SOHBET / CAFER B. SADIK (k.s.) hakkında
Tezkiretü'l-Evliya, (Feridüddin Attar, Trc. Süleyman Uludağ) s: 59

Cafer b. Sadık hazretleri şöyle buyurmuşlardır:
"Beş çeşit kimsenin sohbetinden sakının:
Birincisi, yalancı. Onunla beraberken hep aldanış içindesindir.
İkincisi, ahmak. Sana faydalı olmak istediği zaman zarar verir, bunun da farkında olmaz.
Üçüncüsü, cimri. En kıymetli varlığın olan vaktini alıp götürür.
Dördüncüsü, kötü kalpli. İhtiyaç ânında seni kendi başına bırakır, sana sahip çıkmaz.
Beşincisi, fâsık. Çok önemli bir lokmaya tamah edip, seni bir lokmaya satar."

Mevzû: GÜNAHLARIN ESASI / - hakkında
Kuşeyrî'nin Risalesi, (Abdülkerim Kuşeyrî, Trc. Süleyman Uludağ) s: 250

Rasulullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuşlardır:
"Her hata ve günahın esası olan üç şeyden korunun! Kibirden sakının, çünkü şeytanı Adem'e secde etmemeye sevk eden kibir idi. İhtirastan sakının, zira Adem'i cennette yasaklanan ağaçtan yemeğe sevk eden cennette daimî kalma hırsıydı. Hasedden de sakının, çünkü Adem'in iki oğlundan birini diğerini öldürmeye hased sevk etmiştir."

Mevzû: GÜNAHLARIN ESASI / HATEM-İ ASAMM (k.s.) hakkında
Kuşeyrî'nin Risalesi, (Abdülkerim Kuşeyrî, Trc. Süleyman Uludağ) s: 96

Hatm-i Asam'a,
-Ne istersin? diye sorulmuş.
-Akşama kadar âfiyette olmak isterim, demiş.
-Her gün afiyette değil misn? Denilmiş. O da:
-Afiyette olduğum gün, günah işlemediğim gündür, demişti.
 
Üst