Cömertlik

  • Konbuyu başlatan badem
  • Başlangıç tarihi
B

badem

Guest
CÖMERTLİK


Mevzû: İNSANLARIN DERDİNİ HİSSETMEK / BİŞR B. HARİS (k.s.) hakkında
Kuşeyrî'nin Risalesi, (Abdülkerim Kuşeyrî, Trc. Süleyman Uludağ) s: 362

Sufilerden biri şöyle anlatmıştır:
"Şiddetli soğukların hüküm sürdüğü günlerde bir kere Bişr b. Haris'in evine gitmiştim. Elbisesini çıkarmış, titremekteydi.
-Ey Bişr, insanlar soğuk günlerde kalın elbiseler giyerken, sen üzerindeki elbiseleri de çıkarmışsın. Acaba bir sebebi mi var? Dedim. Bişr b. Haris bana şöyle buyurdu:
-Fakirlerin sıkıntı ve ihtiyaçlarını hatırladım. Onlara verecek bir şeyim de yok. Hiç olmazsa onların duygularını paylaşarak onlarla hemhal olayım, istedim."

Mevzû: FAKİRLERİ ARAŞTIRMAK / HAZRET-İ HASAN B. ALİ (r.a.) hakkında
Keşfu'l-Mahcûb -Hakikat Bilgisi-, (Hucvirî, Trc. Süleyman Uludağ) s: 460

Adamın biri Hazret-i Ali'nin oğlu Hazret-i Hasan'ın -radıyallahu anh- yanına gelmiş ve:
-Ey Rasulullah'ın torunu! 400 dirhem kadar borcum var, demiş.
Hazret-i Hasan emretmiş, adama 400 dirhem vermişler. Hazret-i Hasan ağlayarak evine girmiş.
-Ey Rasûlullah'ın torunu niye ağlıyorsun, diye sormuşlar. O da:
-Derdine deva olmak için halini araştırmada kusur ettiğim için, bu zat dilenme zilleti ile bana başvurdu. Halbuki o bana gelmeden ben onu bulmalıydım.

Mevzû: FAKİRLERİ ARAŞTIRMAK / - hakkında
Kuşeyrî'nin Risalesi, (Abdülkerim Kuşeyrî, Trc. Süleyman Uludağ) s: 358

Adamın biri, dostuna geldi. Kapısını çaldı, dostu kapıya çıktı ve ziyaretinin sebebini sordu. Adam:
-Dört yüz dirhem borcum var. Bunun için senden yardım istemeye geldim, dedi.
Ev sahibi içeri girdi, dört yüz dirhemi getirdi, adama teslim etti. Sonra ağlaya ağlaya evine girdi. Karısı:
-Parayı vermek bu kadar zoruna gidiyorsa, mazeret beyan etseydin ya! Dedi. Adam:
-Ben onun için ağlamıyorum. O bana başvurmadan evvel ben onun halini araştırmadım, diye ağlıyorum. Dedi.

Mevzû: CÖMERTLİK / HAKEM B. ABDÜLMUTTALİB (k.s.) hakkında
Kuşeyrî'nin Risalesi, (Abdülkerim Kuşeyrî, Trc. Süleyman Uludağ) s: 355

Menbec'li birisi, bir başka şahsa "nerelisin" diye sorup "Medineliyim" cevabını alınca:
-Hakem b. Abdülmuttalip isminde bir zat geldi ve Menbec'i âbâd ve zengin etti. Dedi. Medineli:
-Hakem bize sırtında bir yün cüppe ile gelmişti. Başka bir şeyi yoktu. Sizi nasıl zengin kıldı? Diye sordu. Adam:
-Bizi mal dağıtarak zengin kılmadı, fakat keremi, cömertliği öğretti. Bunu öğrenen zenginler, fakirlere ikram etmeye başladılar. Neticede herkes zengin oldu.
(Hakem, zenginlere ikram ve iânenin lüzumunu, fakirlere ise hakiki zenginliğin gönül zenginliği ile olduğunu öğretmiştir.)

Mevzû: ALLAH İÇİN İNFAK / AMİR B. ABDİLLAH (k.s.) hakkında
Veliler Ansiklopedisi, (İmam Şaranî, Terc. Abdülkadir Akçicek, Erkam Yay.), cilt: I , s: 87

Delileri toplar, onlara yemek yedirirdi. Halk:
-Onlar deli... Yemeği ne bilir? Deyince de şu cevabı verirdi:
-Allah biliyor, isterse onlar bilmesinler!

Zira sadakaları Allah alır.(Ayet-i Kerime)

Mevzû: İNSANLARIN İHTİYAÇLARI / HAZRET-İ ÖMER (r.a.) hakkında
Veliler Ansiklopedisi, (İmam Şaranî, Terc. Abdülkadir Akçicek, Erkam Yay.), cilt: I , s: 56

Hazret-i Ömer'in hilafeti zamanında büyük bir kıtlık olmuştu. Yer kapkara kesilmişti. 9 ay süren bu kıtlık boyunca Hazret-i Ömer, zeytinyağından başka bir şey yememeye ant içmişti. Başka bir şey yemediği için yüzünün rengi kaçmıştı. O yıl, kıtlıktan pek çok kişi ölmüştü. Hazret-i Ömer, Medine sokaklarında kapı kapı dolaşıyor:
-Kimin ne ihtiyacı varsa bize gelsin, diye sesleniyordu.
Bir yandan da Allah'a, "Allah'ım, ümmet-i Muhammed'in helâkini bana gösterme!" diye niyazda bulunuyordu.

Mevzû: İNFAKIN ÖLÇÜSÜ / EBUBEKİR ŞİBLİ (k.s.) hakkında
Veliler Ansiklopedisi, (İmam Şaranî, Terc. Abdülkadir Akçicek, Erkam Yay.), cilt: I , s: 357

İbn-i Beşşar isminde bir âlim, Ebu Bekir Şibli'ye kızar, her fırsatta talebelerini Şibli'nin meclisine gitmekten men ederdi. Bir defasında Şibli'yi imtihan etmeye karar vererek, yanına geldi ve:
-Beş devenin zekatı nedir? Diye sordu. Şibli cevap vermek istemeyerek sustu. İbn-i Beşşar ısrar edince, Şibli hazretleri şöyle buyurdular:
-Şeriata göre bir koyun, bizce hepsinin infak edilmesi gerekir!
İbn-i Beşşar şaşırdı ve tekrar sordu:
-Bu konuda dayandığın bir delilin var mı?
-Var. Bu konuda Hazret-i Ebubekir'e tabi olmaktayım. Zira o, elindeki herşeyi Peygamber Efendimize getirmiş, aile efradını ise Allah ve Rasulüne havale etmişti.
Bu hadiseden sonra İbn-i Beşşar, Şibli (k.s) aleyhine tek kelime söylemedi ve kimseyi onun meclisine devam etmekten men etmedi.

Mevzû: HAYIRDA ACELE ETMEK / EBU HASAN BUŞENCİ (k.s.) hakkında
Tezkiretü'l-Evliya, (Feridüddin Attar, Trc. Süleyman Uludağ) s: 556

Ebu Hasan Buşenci (k.s.), bir gün abdesthânedeyken, "Bu gömleğin falanca dervişe verilmesi lazımdır" diye içinden geçirdi. Hemen hizmetçisine seslendi:
-Şu gömleği, hemen falanca dervişe götürünüz!
Hizmetçi:
-Efendim, dışarı çıktıktan sonra emretseydiniz, bu kadar acele etmenizin hikmeti nedir? dedi.
Ebu Hasan hazretleri:
-Korkuyorum ki, şeytan yolumu keser de içimdeki bu hayırlı işten beni soğutur.
 
Üst