Ben Bu Yemini Etmem!

türkçeci

New Member
ÖgretmenForum Üye
Mehmet Akif hem Osmanlı gizli servisi Teşkilatı Mahsusa üyesiydi, hem de dönemin en etkili partisi İttihat Terakki’nin bir mensubuydu.

Gizli servis elemanı Akif…

Birinci Dünya Savaşı başladıktan kısa bir süre sonra M. Âkif Berlin’e gitti. Savaşta müttefikimiz olan Almanya, 1915 yılı ortalarına doğru, savaş sırasında İngiliz, Fransız ve Rus ordularından aldığı esirler arasında Müslümanlar olduğunu fark etti. Bu esirleri ayrı kamplarda topladı. Bu kamptaki Müslüman esirlere propaganda amacıyla iyi muamele ediliyordu. Hatta Müslüman esirlerin ibadet etmesi için bir cami inşa edildi.

Almanlar, Müslümanların lideri olan Osmanlılara bu esirlere karşı izledikleri tutumu göstermek için bir heyeti ülkelerine davet ettiler. Böylece Osmanlı halifesi, yeryüzündeki bütün Müslümanları koruyan ve onların haklarını savunan kişi gibi takdim edilecekti.

Berlin’e gidecek heyet, o zaman Osmanlının haber alma ve casusluk örgütü olan Teşkilât-ı Mahsusa tarafından özenle seçildi. Bu yolla esirlerden cephelerde olan biten hakkında bilgi almak da amaçlanıyordu. Teşkilat, Berlin’e gidecek heyete Akif’in de katılmasını İttihat Terakki Hükümetinden istedi. Çünkü Mehmet Akif teşkilatın aktif bir üyesiydi. Heyetin başkanlığına da Akif getirildi.

Şimdi gelelim yazıya başlık olan yemin konusuna. Akif’in İttihat Terakki’ye ilk girişi ilginçtir. Mehmet Akif II. Meşrutiyetin ilânından dört gün sonra o günlerde “Cemiyet-i Mukaddese” denilen İttihat Terakkiye katıldı. Akif’in örgüte katılma nedeni ülkenin gidişatına seyirci kalmadan içeriden katkıda bulunmaktı. Tıpkı Milli Mücadele başlar başlamaz Ankara’ya geçip Anadolu’yu adım adım dolaşması gibi.

Kandilli Rasathanesi Müdürü Fatin (Gökmen) Hoca, Mehmet Akif’i İttihat Terakkiye’ye götürmüş ve ünlü katılma töreninden geçirerek üye yapmak istedi.

Fatin Hoca katılma törenini bizzat yönetti. Kurallara göre, İttihat Terakki hakkında bilgi verildikten sonra sırların korunması ve emirlerin yerine getirilmesi için gerekli yeminin yapılmasına sıra geldi. Kurala göre cemiyete katılacak kişi silaha ve Kuran’a el basarak yemin edecekti. Mehmet Akif yemin etmeden önce yemin metnine göz atınca; “Cemiyetin bütün emirlerine kayıtsız şartsız uyacağım” şeklinde bir ifadenin yer aldığını gördü. Buna hemen itiraz etti. “Ben ancak, akla ve vicdana uygun olan emirlere uyarım. Mutlak söz veremem” diyerek yemin etmeyi reddetti. Akif’in bu itirazından sonra İttihat Terakki Cemiyetine girecek olanlara Akif’in teklif ettiği şekliyle yemin yaptırılmaya başlandı.
 
Üst