özel eğitimci
Moderator
Gümüş Üye
   
Puan: 11
Offline
Branşınız: özel eğitim
Mesaj Sayısı: 258
blog var
( 0)
|
 |
« : 27 Mayıs 2007, 23:24:49 » |
|
Asperger Sendromu Asperger sendromunu otizmden ayıran en önemli fark, Asperger Sendromu’nda zekâ ve dil gelişiminin normal düzeyde olması ve bu çocukların zekâ düzeyinin sınır zekâ olan Zekâ Bölümü’ nün (IQ=) 70 ve onun üzerinde olmasıdır. Otizm ve Asperger Sendromunun bazı ortak özellikleri: 1. İletişim kurmada zorluklar, 2. Sosyal ilişki kurmada zorluklar, 3. Hayali ve yaratıcı oyunun olmamasıdır. Asperger Sendromu ilk kez Hans Asperger (1944) tarafından tanımlanan ve erkek çocuklarda 20 kat daha sık görülen, pek çok bakımdan yaşıtlarından ayrılmayan normal özellikleri olmasına rağmen, empati kurabilme diğer bir deyişle, kendini başkasının yerine koyma, arkadaşlık kurma konusunda beceriksiz olma; ilişki başlatamama, tek taraflı iletişim, ilgi duyduğu konuda çok yoğun ve detaylı bilgi edinme, olağan dışı odaklanma, bazı sakar davranışların sıkça görülmesi, vücut duruşundaki gariplikler ve vücut koordinasyonunu sağlamada zorluklar gibi özelliklerle tanımlanan bir bozukluktur. Tüm YGB arasında Asperger Sendromu’nun rastlanma sıklığı fazladır. Bu çocuklarda, hayvanlara ya da fen konularına aşırı ilgi, uzun süreli hafızanın normal gelişim gösteren çocuklardan daha iyi olması, ışık ve ses gibi uyaranlara karşı aşırı hassasiyet gibi bazı özellikler görülebilir. Asperger Sendromu’nun nedeni araştırıldığında, bu sendromun diğer bozukluklara göre daha fazla genetik özellikler gösterdiği ortaya çıkmaktadır. Literatürde “Asperger Sendromu” olan çocuklar “Yüksek İşlevli Otistik” olan çocuklar ile karıştırılmaktadır. Asperger Sendromu ile Yüksek İşlevli Otistik çocukları birbirinden ayıran en önemli ölçütler: 1. Asperger Sendromu’nda iletişim ve hayal kurmada bozukluk olmayabilir, ancak yüksek işlevli otistik çocuklarda bozukluk görülebilir. 2. Asperger Sendromu’nda dil gelişiminde gerilik görülmez, ancak yüksek işlevli otistik çocuklarda gerilik görülebilir. 3. Asperger Sendromu’nda bilişsel, özbakım ve sosyal iletişim dışında uyumsal davranışları yaşına uygun gelişir, ancak yüksek işlevli otistik çocuklarda ise bu davranışlarda gerilik görülebilir. Bu ölçütlerin dışında Asperger Sendromu olan çocuklar arkadaş edinmek isterler, ancak sosyal iletişim becerileri gelişmediği için arkadaş edinemezler. Yüksek işlevli otistik çocuklar ise iletişim kurma ve arkadaş edinme isteğini göstermezler. Çocukluğun Dezentegratif Bozukluğu Heller Hastalığı olarak da bilinir. Bu bozukluk doğumdan sonraki iki yıl içinde görünüşte normal bir gelişimin olması, ancak 10 yaşından önce, sözel anlatım ya da dili algılama, toplumsal beceriler ya da uyum davranışları, oyun ve motor becerilerinin önemli ölçüde yitirilmesi olarak tanımlanır. Bu tanıyı koyabilmek için belirtilerin 10 yaşından önce gelişmiş olması gerekir. Otizmden çok daha az rastlanır ve yukarıda belirtilen özellikler ile otizmden ayrılır. Başka Türlü Adlandırılamayan Yaygın Gelişimsel Bozukluk Bu terim, otistik özellikler göstermekle beraber, otizm sınıflamasına girmeyen ve yukarıda sözü edilen diğer bozukluklardan herhangi birinin ölçütlerine birebir uymayan; ancak sosyal iletişim, sözel ve sözel olmayan dil, takıntılı tekrarlayıcı davranış alanlarından biri veya bir kaçında otistik belirtileri olan çocuklar için kullanılır. Bu grupta yer alan çocuklar, ölçeklerde geliştirilmiş tanı ölçütlerine birebir uymayan bir tablo çizdiklerinden, adı tam konulamayan grup dediğimiz ve sayıca YGB içinde en fazla görülen grubu oluştururlar. Ancak, bu çocukların da tam otizm belirtileri gösteren çocuklarla eşdeğer eğitim almaları gerekmektedir..
|