Timon..

'Filozoflar' forumunda badem tarafından 11 Haz 2008 tarihinde açılan konu

  1. badem

    badem Guest

    M.Ö. 320 – 230)
    Pyrrhon’un öğrencisidir. Timon Atina’ya gelmiş ve Eflatun’un Akademisi’nde büyük bir saygınlık kazanmıştır. O kadar ki, Timon’un etkisiyle Akademi bir süre şüpheci bir yol izlemiştir. Bu ise garip bir görünümdür. Çünkü Eflatun’un Akademisi, hiçbir zaman şüphecilik eğilimi göstermemiştir. Eflatun’u izleyenler şüpheci değil, daha çok mistik bir yola sapmışlardır. Fakat Eski Akademinin “sayı mistisizmi” ne karşı, Orta Akademi şüpheci (septik) bir yol izlemiştir.
    Pyrrhon’un öğrencisi Timon, hocasının özetini üç soruda toplamıştır: “Nesnelerin gerçek yapısı nedir?”, “Nesneler karşısındaki duruşumuz ne olmalıdır?”, “Nesneler karşısında doğru bir duruştan ne kazanırız?”.
    Timon bu üç soruyu, çok kısa, ama çok açık olarak, birer sözcük ile cevaplandırıyor:

    birincisine akatalepsia (kavranamaz), ikincisine epokhe (yargıdan kaçınmak), üçüncüsüne de ataraxia (sarsılmazlık) diyor.
    Ruhun tutkulardan kurtularak dirlik ve düzene kavuştuğu “sarsılmazlık” durumu olan ataraxia, burada, düşünce zincirlenmesinin asıl ve son amacıdır.
    Ataraxia, septikler için eudaimonia’dır, en yüksek mutluluktur.
    Epokhe de burada, sadece teorik değil, pratik anlamı ile de göz önünde bulundurulmaktadır. Epokhe, sadece gerçek varlıkla ilgili her türlü yargıdan kaçınma olmayıp, bir de özellikle her türlü mutlak nitelikteki değerlemeden kaçınmak, dolayısıyla “nesnelerin kendisi”ne yönelmiş her türlü istek ve duygudan da kaçınmak demektir.
     
  2. badem

    badem Guest

    Ynt: Timon..

    Bir başka septik Pyrrhon’un öğrencisi olan Timon’dur. Timon Atina’ya gelmiş ve Eflatun’un Akademisi’nde büyük bir saygınlık kazanmıştır. O kadar ki, Timon’un etkisiyle Akademi bir süre şüpheci bir yol izlemiştir. Bu ise garip bir görünümdür. Çünkü Eflatun’un Akademisi, hiçbir zaman şüphecilik eğilimi göstermemiştir. Eflatun’u izleyenler şüpheci değil, daha çok mistik bir yola sapmışlardır. Fakat Eski Akademinin “sayı mistisizmi” ne karşı, Orta Akademi şüpheci (septik) bir yol izlemiştir. *







    Pyrrhon’un öğrencisi Timon, hocasının özetini üç soruda toplamıştır: “Nesnelerin gerçek yapısı nedir?”, “Nesneler karşısındaki duruşumuz ne olmalıdır?”, “Nesneler karşısında doğru bir duruştan ne kazanırız?”.



    Timon bu üç soruyu, çok kısa, ama çok açık olarak, birer sözcük ile cevaplandırıyor:




    birincisine akatalepsia (kavranamaz), ikincisine epokhe (yargıdan kaçınmak), üçüncüsüne de ataraxia (sarsılmazlık) diyor.



    Ruhun tutkulardan kurtularak dirlik ve düzene kavuştuğu “sarsılmazlık” durumu olan ataraxia, burada, düşünce zincirlenmesinin asıl ve son amacıdır.



    Ataraxia, septikler için eudaimonia’dır, en yüksek mutluluktur.



    Epokhe de burada, sadece teorik değil, pratik anlamı ile de göz önünde bulundurulmaktadır. Epokhe, sadece gerçek varlıkla ilgili her türlü yargıdan kaçınma olmayıp, bir de özellikle her türlü mutlak nitelikteki değerlemeden kaçınmak, dolayısıyla “nesnelerin kendisi”ne yönelmiş her türlü istek ve duygudan da kaçınmak demektir. **




    * Ord. Prof. Dr. Ernst von Aster - İlkçağ ve Ortaçağ Felsefe Tarihi



    ** Prof. Macit Gökberk – Felsefe Tarihi
     

Bu Sayfayı Paylaş