Ferdinand de Saussure

'Filozoflar' forumunda badem tarafından 17 Tem 2008 tarihinde açılan konu

  1. badem

    badem Guest

    Ferdinand de Saussure
    (1857-1913). Çağdaş dilbilimin kurucusu İsviçreli dilbilimci. Dilbilimde dizgelere ya da yapılara yöneliş dönemini başlatan Saussure, dilin iç gerçekliğinin ele alınmasını önermiş, dil/söz ve eşsürem/artsürem ayrımlarının yapılmasını zorunlu görmüştür: Dilbilimin konusunu, kişisel nitelikli sözden ayrılan ve toplumsal yönüyle tanımlanan dilin oluşturduğunu vurgulayan bilgine göre dil ancak eşsürem çerçevesinde bir dizge olarak incelenebilir. Gösteren/gösterilen ikilisini içeren göstergenin buyrultusal ya da nedensiz olduğunu ve uzlaşımsal nitelik taşıdığını savunan Saussure bu öğenin değerini dilin oluşturduğu dizgeden aldığını da ortaya koymuştur. Ayrılıklara ve karşıtlıklara dayanan dizge, dilin yön veren dizimsel/çağrışımsal (daha sonraki dilbilimcilerde dizisel) bağıntılarla belirlenir. Bu bağıntılar dilin düzeneğini ortaya koyar. Yatay ya da dizimsel eksen, gösterenin çizgiselliğinden kaynaklanır. Tüm Saussure düşüncesi şu yargıda en özlü anlatımını bulur: “Dil bir töz değil, bir biçimdir”. Öte yandan, bu büyük kuramcının özgün görüşlerinden biri de göstergebilime ilişkindir: Saussure, dilbilimi, ele aldığı konu (toplumsal nitelikli dil) bakımından, kurulmasını öngördüğü genel bir göstergebilime bağlarken, yöntem ve işlemler açısından da dilbilimin göstergebilime kılavuzluk edeceğini belirtir. Saussure’ün, Cours de linguistique générale (Genel Dilbilim Dersleri) [1916] adlı temel yapıtı, izleyicilerinden Ch. Bally ve A. Sechehaye’nin, 1906-1907, 1908-1909 ve 1910-1911 öğretim yıllarında Cenevre Üniversitesi’nde verdiği derslerin notlarını derleyerek oluşturdukları bir yapıttır ve Cenevre Okulu dışında, Prag Dilbilim Çevresini, Kopenhag Okulu’nu ve daha başka birçok yapısal dilbilim akımını büyük ölçüde etkileyerek XX. yüzyıl dilbilimine yön verdiği gibi, günümüzde büyük bir canlılık gösteren işlevsel dilbilim üzerinde etkisini güçlü bir biçimde duyurmak ta olan Saussure dilbiliminin elkitabıdır. Mémoire sur le système primif des voyelles dans les langues indo européennes (Hint-Avrupa Dillerinde ünlülerin İlk Dizgesi Üstüne İnceleme) [1879] De l’Emploi du génetif absolu en sanscrit (Sanskritçe’de Salt Tamlayan Durumunun Kullanımı) [1881] adlı yapıtları da dilbilime yeni bakış açılan getiren Saussure, XX. yüzyılda tüm insan bilimlerini yenileyen yapısalcılığın en büyük öncüsüdür. Toplum yaşamını geniş bir ilişkiler a ğı, çeşitli düzeylerde iletişim sağlayan anlamlı birimlerin kurduğu bir çevrim olarak ele alan bilgin, dili bu bütün içindeki yerine oturtmuş, nerede anlamlı birim varsa, orada dilbilim yönteminin geçerli olmasını sağlamıştır.
    (Vardar,2002)
    Açıklamalı Dilbilim Terimleri Sözlüğü, Prof.Dr.Berke Vardar yönetiminde,Prof.Dr. Nüket Güz, Prof. Dr. Emel Huber, Prof. Dr. Osman Senemoğlu, Prof. Dr. Erdim Öztokat, Multilingual, 2002, İstanbul.
     

Bu Sayfayı Paylaş