|
badem
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #1 : 24 Mayıs 2008, 18:22:14 » |
|
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocuklar Nasıl Tanılanır? Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu tanısı tıbbi, psikolojik ve eğitsel değerlendirme sonuçlarına göre çocuk-ergen ruh sağlığı ve hastalıkları kliniğinde konulur. Tıbbi tanı dikkate alınarak, rehberlik ve araştırma merkezlerindeki psikolojik ve eğitimsel değerlendirmeye göre çocuğun eğitimsel gereksinimlerine karar verilerek eğitim programı düzenlenmektedir.
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Eğitimi Nasıl Olmalıdır?
Dikkat eksikliği ve hiperkativite bozukluğu olan çocuklar, özel gereksinimli öğrenciler kapsamına girmektedir. Özel gereksinimli öğrencilerin eğitiminde, özel eğitim önlemlerinin alınması gerekmektedir. Bu sorunu olan öğrencilerin eğitimi, özel eğitim ilke, yöntem ve tekniklerine göre yapılmalıdır.
DEHB olan çocukların eğitiminde;
DEHB tanısının konulması, Bu tanıya göre, İl/ilçe Rehberlik ve Araştırma Merkezi bünyesinde kurulmuş olan “eğitsel tanılama, izleme ve değerlendirme ekibi” tarafından öğrencinin özel gereksinimleri belirlenerek “eğitsel yöneltme” kararının alınması, Bu kararın “yerleştirme kararı” için, “il özel eğitim hizmetleri kuruluna” sunulması, İl özel eğitim hizmetleri kurulunun, öğrencinin ihtiyaçları oranında özel eğitim önlemlerini “yerleştirme kararıyla” okuluna iletmesi gerekmektedir. Dikkat ve hiperaktivite bozukluğu olan çocukların eğitiminde, tıbbi ve psiko-sosyal desteklerle birlikte eğitsel düzenlemeleri içeren çok yönlü bir programın yapılandırılması gerekmektedir. Bu program, DEHB olan öğrencilerin akademik performans ile sosyal uyum düzeylerini yükseltmektedir. Bu programın içeriği;
Öğretmen, okul personeli ve akran eğitimi ile birlikte aile eğitimini, Uzman hekim tarafından gerekli görüldüğü taktirde ilaç tedavisiyle desteklenmesini, Eğitim-öğretim ortamları ve programlarının yapılandırılmasını, Dikkat toplama eğitimini, Sosyal beceri eğitimini, kapsamaktadır.
Bu öğrencilerin eğitim-öğretim sürecinde; ana-baba, öğretmenler(sınıf öğretmeni, özel eğitim öğretmeni ve branş öğretmenleri), okul psikolojik danışmanı ve çocuk- ergen ruh sağlığı uzmanı sürekli iletişim içinde bulunmalıdırlar. Öğrencinin, gelişim ve disiplin alanlarındaki değişmeler sürekli izlenerek değerlendirilmelidir.
DEHB olan öğrencilerin eğitiminde, “Öğrenci-Aile-Öğretmen” ihtiyaçlarına göre, hedeflenen amaçlar doğrultusunda “bireyselleştirilmiş eğitim programı (BEP)” hazırlanmalıdır.
Dikkat ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocuklara Anne-Baba Tutumları Nasıl Olmalıdır?
Bu çocukların eğitim ve tedavisinde erken tanı çok önemlidir. Çocuğun eğitim ve tedavisi, aile-okul-hekim işbirliği içinde yürütülmelidir. Çocuğun eğitiminde kaydettiği gelişmeler için, sınıf öğretmeni ve okul psikolojik danışmanı ile iletişim halinde bulunulmalıdır. Tıbbi olarak “Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite(DEHB)” tanısı almış çocuk için, il/ilçede bulunan Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğüne baş vurulmalıdır, Rehberlik ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünce değerlendirilen çocuğunuz için, İl Milli Eğitim Müdürlüğü bünyesindeki Özel EğitimHizmetleri Kurulu’ nca alınan eğitim önlemleri okuluna iletilecektir. Bu önlemlerin okulda uygulanmasında aileler de rol almalıdırlar. Bu çocuklar aşırı hareketlilik ve dikkat sorunlarından dolayı daha fazla yetişkinlerin kontrolüne gereksinim duyarlar ancak bu kontrol çocuktan gelen mesajlara duyarlı olunarak ve çocuğa baskı yapılmadan sağlanmalıdır, Çocukla çatışma ve güç mücadelelerine girmemek için, cezalandırıcı ve tutarsız disiplin anlayışı yerine çocuğun olumlu davranışlarını ödüllendirici ve sınırları belirleyici bir disiplin anlayışı benisenmelidir, Çocukla kurulan iletişimde mesajlarda kesin sınırlar olmalıdır. Kurallar ve beklentiler hakkında açık mesajlar (hayır’ın anlamı hayır olmalıdır) verilmelidir. Mesajlar kişiliğe yönelik değil davranış üzerine yöneltilmeli, doğrudan ve belirgin ifadeler kullanılmalı, istendik davranışlar övgülerle desteklenmelidir, Çocuktan bir görevi yerine getirmesi istenirken, sık tekrarlama ve hatırlatma kısır döngüsüne girilmemelidir. Söylenilenin anlaşılıp-anlaşılmadığını, duyulup duyulmadığını çocuğun kendi sözcükleriyle tekrar etmesi (sözel mesajın tekrarı) istenmelidir. Çocuktan bir şey istenilirken çocuğun dikkati çekilmeli, gözlerinin içine bakılmalı ve basit, anlaşılır isteklerde bulunulmalıdır. Çocuğun hevesini arttırmak için cesaretlendirici/yüreklendirici (ödev yaparken, oluyor veya yapabiliyorsun) mesajlar kullanılmalıdır. Bu mesajlar çocuğunuzun daha çok sorumluluk almasında etkili olacaktır. Bu mesajlar gelişmeyi, bağımsızlığı, işbirliğini, istendik davranışların kazanılmasını destekleyecektir, Çocuğa ne yapmamasından çok ne yapması gerektiği söylenmeli ve gösterilmelidir. Nasıl davranması konusunda model olunmalıdır. Bağımsız başetme becerisinin kazandırılması yada çocuğun istenmeyen davranışının ardından, doğru davranışın öğretilmesi için örnek olunmalı, tekrar denemesine izin verilmelidir. Nasıl yapacakları gösterilerek hatalarını düzeltme konusunda yardım edilmelidir, Çocuk istenmeyen davranışı devam ettirmekte direnirse, sınırlanmış seçeneklerden (Topunla evin içinde değil, ön veya arka bahçede oynayabilirsin) oluşan mesaj iletilmelidir. Çocuğunuz sınırlandırılmış seçeneğe tamam dediği halde bunu uygulamazsa kuralları destekleyen mantıksal bir sonuç (davranışşal sonuç) önerilebilir (Topunla evin içinde değil, ön veya arka bahçede oynayabilirsin denildiği halde buna uymadıysa bir süre için topunu alınabilir). Aile içindeki davranış kuralları açıkça ve kısaca belirlenmeli, çocuğa kurallar net olarak açıklanmalıdır. Çocuk, kurallara uyduğu zaman ödüllerin, kuralları ihlal ettiği zaman ise sonuçların neler olacağını önceden bilmelidir. Bu kurallar yazılmalı ve sonuçları çocuğun kolaylıkla görebileceği bir yere asılmalı veya yapıştırılmalıdır. Okul öncesi çocuklar için ise; yazı yerine resimler çizilebilir. Çocuk için günlük bir program yapılmalıdır. Çünkü bu sorunu olan çocukların, yönlendirilmeye ihtiyaçları vardır. Belirli bir sırada yapması gereken işler varsa, neyi ne zaman yapacağını programa bakarak saptayacaktır. Eğer programda bir değişiklik olacaksa ona önceden haber vermek gerekir. Hazırlanan program bir tahtaya veya kağıda yazılmalı ve çocuğun görebileceği bir yere asılmalıdır,
|